noun

der Ruf, -e

itibar

Ein Klang oder eine Stimme, mit der jemand oder etwas auf sich aufmerksam macht oder bekannt ist.

Tanım ve anlam

Ruf eril bir Almanca isimdir ve bağlama göre birkaç temel anlama gelir:

  1. Seslenme, çağrı, bağırış
    Bir kişinin başka birine seslenmesi veya uzaktan duyulan bağırma sesi anlamına gelir.

    • Ich hörte einen Ruf aus dem Wald. — Ormandan bir seslenme duydum.
    • Sein Ruf nach Hilfe war laut. — Onun yardım çağrısı yüksekti.
  2. Çağrı, davet veya talimat
    Bir kişiyi bir yere çağırma ya da belirli bir eyleme davet etme anlamında kullanılır.

    • Der Ruf zum Essen ertönte. — Yemeğe çağrı yapıldı.
  3. İtibar, ün, nam
    Bir kişi veya kurum hakkında toplumda oluşan genel düşünceyi ifade eder. Türkçedeki “itibar”, “şöhret” veya “nam” kelimelerine karşılık gelebilir.

    • Die Firma hat einen guten Ruf. — Şirketin iyi bir itibarı var.
    • Er hat seinen guten Ruf verloren. — İyi itibarını kaybetti.
  4. Mesleki veya akademik görev çağrısı
    Özellikle üniversite bağlamında bir profesöre başka bir üniversitede görev teklif edilmesi anlamında kullanılır.

    • Sie erhielt einen Ruf an die Universität München. — Münih Üniversitesinden profesörlük görevi teklifi aldı.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Artikel: der
  • Çoğul: die Rufe
  • Kelime türü: İsim
  • Fiil kökü: rufen [ruhfen] — çağırmak, seslenmek
  • İlgili kelime: der Zuruf [zuːruːf] — seslenme, bağırarak yönlendirme

Ruf, Eski ve Orta Yüksek Almancadaki ruof biçiminden gelir. Kelimenin temelinde “seslenmek” ve “çağırmak” anlamı bulunur. “İtibar” anlamı ise bir kişinin veya kurumun toplum içinde nasıl “anıldığı” fikrinden gelişmiştir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

“Seslenme, çağrı” anlamında

  • der Schrei — çığlık, yüksek sesle bağırma. Ruf daha nötr bir “seslenme” olabilirken, Schrei genellikle daha yüksek, güçlü veya duygusal bir çığlığı ifade eder.
  • der Zuruf — birine doğrudan seslenme veya bağırarak yönlendirme. Ruf genel bir çağrı iken, Zuruf çoğunlukla belirli bir kişiye yönelik olur.
  • die Aufforderung — talep, çağrı, istem. Bu kelime fiziksel bir seslenmeden çok resmî veya açık bir talimatı ifade eder.

Bu anlamda doğrudan ve kesin bir zıt anlamlısı yoktur. Bağlama göre die Stille — sessizlik veya das Schweigen — suskunluk, karşıt kavramlar olarak kullanılabilir.

“İtibar, ün” anlamında

  • das Ansehen — saygınlık, itibar. Ruf hem olumlu hem olumsuz olabilir; Ansehen çoğunlukla olumlu saygınlığı anlatır.
  • die Reputation — itibar, özellikle resmî veya profesyonel bağlamlarda kullanılır.
  • der Leumund — kişinin toplumdaki itibarı veya hakkında oluşan kanaat. Daha resmî ve bazen hukukî bir tınıya sahiptir.
  • der Name — ad, ün. “Bir isim yapmak” anlamında kullanılabilir, ancak Ruf kadar doğrudan itibar anlamı taşımaz.

Zıt anlamlılar:

  • der schlechte Ruf — kötü itibar. Guter Ruf ifadesinin doğrudan karşıtıdır.
  • die Schande — utanç, rezillik, yüzkarası durum. İtibarın ciddi biçimde zedelenmesini ifade eder.
  • die Ehrlosigkeit — onursuzluk, itibarsızlık. Ruf kelimesinin olumlu itibar anlamına karşıt bir kavramdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • einen guten Ruf haben — iyi bir itibara sahip olmak
  • einen schlechten Ruf haben — kötü bir itibara sahip olmak
  • seinen Ruf verlieren — itibarını kaybetmek
  • seinen Ruf wiederherstellen — itibarını yeniden kazanmak
  • seinen Ruf verteidigen — itibarını savunmak
  • in gutem Ruf stehen — iyi bir itibara sahip olmak
  • in schlechtem Ruf stehen — kötü bir itibara sahip olmak
  • dem Ruf folgen — çağrıya uymak, davete karşılık vermek
  • auf seinen Ruf achten — itibarına dikkat etmek
  • der Ruf nach Veränderung — değişim çağrısı
  • der Ruf nach Hilfe — yardım çağrısı

Make “Ruf” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er hat einen guten Ruf.noun

Onun iyi bir itibarı var.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).