schaffen
üstesinden gelmek · başarmak · yetişmek
Etwas erfolgreich tun oder erreichen, was man sich vorgenommen hat.
Tanım ve anlam
schaffen Almancada iki farklı fiil olarak kullanılır:
-
Başarmak, üstesinden gelmek, yetişmek
- Bir işi başarıyla tamamlamak veya zor bir durumun üstesinden gelmek anlamına gelir.
- Türkçedeki “başarmak”, “becermek”, “yetişmek” anlamlarına yakındır.
- Örnek: Ich schaffe das. — “Bunu başarırım / Bunun üstesinden gelirim.”
- Örnek: Wir müssen den Zug schaffen. — “Trene yetişmemiz gerekiyor.”
-
Yaratmak, meydana getirmek, oluşturmak
- Bir şey üretmek, ortaya çıkarmak veya meydana getirmek anlamında kullanılır.
- Türkçedeki “yaratmak”, “oluşturmak”, “meydana getirmek” anlamlarına gelir.
- Örnek: Der Künstler hat ein beeindruckendes Werk geschaffen. — “Sanatçı etkileyici bir eser yarattı.”
Bağlama göre çalışmak anlamına da gelebilir. Özellikle schaffen gehen ifadesi “çalışmaya gitmek” anlamındadır. Bu kullanım daha çok konuşma dilinde ve bazı bölgesel kullanımlarda görülür.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
schaffen iki farklı çekim ve geçmiş zaman yapısına sahip olabilir:
1. “Başarmak, üstesinden gelmek”
Bu kullanımda fiil genellikle düzenli çekilir:
- Präsens: ich schaffe
- Präteritum: ich schaffte
- Perfekt: ich habe geschafft
Örnek:
- Sie hat die Prüfung geschafft. — “Sınavı geçti / başardı.”
- Ich schaffe es nicht. — “Bunu başaramıyorum.”
Buradaki yaygın yapı es schaffen şeklindedir ve “başarmak, becermek” anlamına gelir.
2. “Yaratmak, oluşturmak”
Bu kullanımda fiil düzensizdir:
- Präsens: ich schaffe
- Präteritum: ich schuf
- Partizip II: geschaffen
Örnek:
- Gott schuf die Welt. — “Tanrı dünyayı yarattı.”
- Sie hat etwas Neues geschaffen. — “Yeni bir şey oluşturdu.”
Bu anlamdaki geçmiş zaman biçimleri schuf ve geschaffen şeklindedir. “Başarmak” anlamındaki fiilin Partizip II biçimi ise geschafft olur.
Kelime, Eski ve Orta Yüksek Almancadaki “düzenlemek, yaratmak, biçim vermek” anlamlarıyla ilişkili köklere dayanır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
“Başarmak, üstesinden gelmek” anlamında
- bewältigen : Zor bir görevin veya sorunun üstesinden gelmek. schaffen kelimesine göre daha resmî ve özellikle zorlu durumlar için kullanılır.
- erreichen : Bir hedefe ulaşmak. “Başarmak” anlamına yaklaşır, ancak hedefe ulaşma vurgusu daha güçlüdür.
- meistern : Bir görevi ustalıkla başarmak veya kontrol altına almak. schaffen kelimesinden daha güçlü bir başarı ve yetkinlik anlamı taşır.
- gelingen : Bir şeyin başarılı olması. Özne genellikle işi yapan kişi değil, yapılan iş olur: Das ist mir gelungen. — “Bunu başardım.”
Zıt anlamlılar:
- scheitern : Başarısız olmak.
- misslingen : Bir işin başarısız sonuçlanması.
- aufgeben : Vazgeçmek, pes etmek.
“Yaratmak, oluşturmak” anlamında
- erschaffen : Yaratmak; özellikle büyük, özgün veya sanatsal bir şey ortaya koymak. schaffen ile yakın anlamlıdır, ancak daha güçlü ve daha edebî bir tınıya sahiptir.
- erstellen : Bir belge, plan, rapor veya sistem hazırlamak/oluşturmak. Daha teknik ve resmîdir.
- herstellen : Bir ürünü üretmek veya imal etmek. Maddi ürünler için daha yaygındır.
- kreieren : Özellikle tasarım, yemek, moda veya sanat alanında yaratmak.
Zıt anlamlılar:
- zerstören : Yok etmek, tahrip etmek.
- vernichten : Tamamen yok etmek.
- abbauen : Bir yapıyı sökmek veya ortadan kaldırmak.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
-
es schaffen : Başarmak, becermek
Ich schaffe es. — “Başarırım.” -
etwas schaffen : Bir şeyi başarmak veya oluşturmak
Er hat etwas Großes geschaffen. — “Büyük bir şey yarattı.” -
das schaffe ich : “Bunu başarabilirim” veya “Bunun üstesinden gelirim.”
-
etwas rechtzeitig schaffen : Bir şeyi zamanında yetiştirmek
Wir schaffen das rechtzeitig. — “Bunu zamanında yetiştiririz.” -
Platz schaffen : Yer açmak
Wir müssen Platz schaffen. — “Yer açmamız gerekiyor.” -
etwas Neues schaffen : Yeni bir şey yaratmak veya ortaya koymak
-
Arbeitsplätze schaffen : İstihdam yaratmak, iş olanakları oluşturmak
-
schaffen gehen : Çalışmaya gitmek; konuşma dili veya bölgesel kullanım.
Make “schaffen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Sie schafft alle Aufgaben rechtzeitig.verb
O tüm görevlerin üstesinden zamanında geliyor.
Wir schaffen das gemeinsam.verb
Bunu birlikte başarırız.
Sie schafft es alleine.verb
O bunu tek başına başarır.
Er schafft es rechtzeitig zum Termin.verb
O, randevuya zamanında yetişiyor.
Er schafft das bis morgen.verb
O bunu yarına kadar başarır.
Er schafft es alleine.verb
O bunu tek başına başarır.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad