verb

schieben

itmek

Etwas mit Kraft nach vorne, hinten oder zur Seite bewegen, ohne es anzuheben.

Tanım ve anlam

schieben düzensiz (güçlü) bir fiildir ve temel olarak “itmek” anlamına gelir. Bir şeyi çekmeden, kuvvet uygulayarak ileriye veya başka bir yöne hareket ettirmeyi ifade eder.

  1. İtmek, sürükleyerek hareket ettirmek

    • Er schiebt den Wagen. — Arabayı itiyor.
    • Sie schiebt das Fahrrad in den Keller. — Bisikleti bodruma iterek götürüyor.
  2. Bir şeyi başka bir konuma kaydırmak

    • Schieb den Tisch nach links. — Masayı sola kaydır.
    • Die Wolken schieben sich vor die Sonne. — Bulutlar güneşin önüne geçiyor.
  3. Ertelemek Genellikle aufschieben biçiminde kullanılır.

    • Er schiebt die Arbeit immer wieder auf. — İşi sürekli erteliyor.
  4. Suçu veya sorumluluğu birine yüklemek

    • Er schiebt die Schuld auf seinen Kollegen. — Suçu meslektaşına atıyor.
    • jemandem etwas in die Schuhe schieben — Bir şeyi birinin üzerine yıkmak.
  5. Gündelik dilde: Bir araçla ilerlemek veya aracı itmek

    • Das Auto ist kaputt, wir müssen es schieben. — Araba bozuldu, onu itmemiz gerekiyor.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Güçlü ve düzensiz fiil
  • Mastar: schieben
  • Präsens: ich schiebe, du schiebst, er/sie/es schiebt
  • Präteritum: schob
  • Partizip II: geschoben
  • Yardımcı fiil: haben
    • Ich habe den Tisch geschoben. — Masayı ittim.

schieben genellikle geçişli kullanılır ve bir nesne alır:

  • den Kinderwagen schieben — bebek arabasını itmek

Kelime, Eski Yüksek Almancadaki scioban biçiminden gelir ve Germen dillerindeki “itmek” anlamlı eski bir köke dayanır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • drücken — itmek, bastırmak
    schieben bir nesneyi genellikle yatay yönde hareket ettirmeyi anlatır. drücken ise daha genel olarak bir şeye kuvvet uygulamak veya bastırmak anlamındadır.

  • stoßen — itmek, dürtmek
    stoßen çoğunlukla kısa, ani veya sert bir itme anlamı taşır; schieben ise daha sürekli ve kontrollü bir hareketi ifade eder.

  • bewegen — hareket ettirmek
    bewegen çok daha genel bir fiildir. Bir şeyi iterek, çekerek veya başka bir yolla hareket ettirmeyi kapsar.

  • verschieben — yerini değiştirmek, kaydırmak; ertelemek
    verschieben, schieben fiilinden türemiştir. Bir şeyin konumunu değiştirme veya bir tarihi ileri alma anlamı özellikle öne çıkar.

  • aufschieben — ertelemek
    Fiziksel olarak itmekten çok, bir işi veya tarihi daha sonraya bırakmak için kullanılır.

Zıt anlamlılar

  • ziehen — çekmek
    schieben nesneyi kendinden uzağa doğru hareket ettirmeyi, ziehen ise kendine doğru çekmeyi ifade eder.

  • festhalten — tutmak, sabit tutmak
    Bir şeyin hareket etmesini engelleme anlamında schieben fiilinin karşıtıdır.

  • stehen lassen [?](vocabuo://word/stehen lassen) — olduğu yerde bırakmak
    Bir nesneyi hareket ettirmemek veya olduğu konumda bırakmak anlamında karşıtlık oluşturur.

Yaygın ifadeler ve kalıplar

  • etwas vor sich herschieben [?](vocabuo://word/vor sich herschieben) — bir işi sürekli ertelemek
  • etwas auf die lange Bank schieben [?](vocabuo://word/auf die lange Bank schieben) — bir işi belirsiz bir zamana ertelemek
  • jemandem die Schuld in die Schuhe schieben [?](vocabuo://word jemandem die Schuld in die Schuhe schieben) — suçu birinin üzerine atmak
  • eine ruhige Kugel schieben [?](vocabuo://word/eine ruhige Kugel schieben) — işi ağırdan almak, rahatına bakmak
  • den Kinderwagen schieben [?](vocabuo://word/den Kinderwagen schieben) — bebek arabasını itmek
  • den Einkaufswagen schieben [?](vocabuo://word/den Einkaufswagen schieben) — alışveriş arabasını itmek

Make “schieben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er schiebt den Tisch zur Seite.verb

Masayı yana itiyor.

Wir schieben den schweren Tisch.verb

Ağır masayı itiyoruz.

Er schiebt die Kiste vorsichtig vor sich her.verb

Sandığı dikkatlice önüne iter.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).