verb

schildern

anlatmak · tasvir etmek

Etwas ganz genau mit vielen Details beschreiben, damit sich eine andere Person die Situation gut vorstellen kann.

Tanım ve anlam

schildern bir durumu, olayı, deneyimi veya kişiyi ayrıntılı ve canlı biçimde anlatmak, tasvir etmek anlamına gelir. Genellikle anlatıcının gözlemlerini ve kişisel izlenimlerini de içeren açıklamalar için kullanılır.

  • Bir olayı veya deneyimi anlatmak:
    Er schilderte den Unfall genau.
    “Kazayı ayrıntılı bir şekilde anlattı.”

  • Bir durumu veya koşulu tasvir etmek:
    Die Reporterin schildert die schwierige Lage der Flüchtlinge.
    “Muhabir, mültecilerin zor durumunu tasvir ediyor.”

  • Bir kişinin özelliklerini anlatmak:
    Sie schilderte ihn als sehr zuverlässigen Menschen.
    “Onu çok güvenilir bir insan olarak tanımladı.”

schildern, basitçe bilgi vermekten çok, bir şeyi ayrıntılarıyla ve çoğu zaman canlı bir anlatımla aktarmayı ifade eder.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiilin mastar hâli: schildern
  • Düzenli fiildir.
  • Geçmiş zaman: schilderte
  • Partizip II: geschildert
  • Yardımcı fiil: haben
  • Genellikle Akkusativ nesne alır:
    Er schildert den Vorfall.
    “Olayı anlatıyor.”

Kelime, “tabela, arma, resim” anlamındaki das Schild kelimesiyle bağlantılıdır. Başlangıçta bir şeyi resim veya tasvir yoluyla göstermek anlamındayken, zamanla sözlü ya da yazılı olarak ayrıntılı biçimde anlatmak anlamını kazanmıştır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • beschreiben : Bir şeyi özelliklerini belirterek betimlemek. schildern kelimesine göre daha tarafsız ve nesnel olabilir.
  • erzählen : Bir olayı veya hikâyeyi anlatmak. schildern daha ayrıntılı ve tasvir edici bir anlatımı vurgular.
  • darstellen : Bir şeyi sunmak, ortaya koymak veya temsil etmek. Daha resmî ve genel bir kullanıma sahiptir.
  • berichten : Bir olay hakkında bilgi vermek veya rapor sunmak. schildern ise anlatıcının gözlemlerine ve ayrıntılara daha fazla yer verir.
  • ausführen : Bir konuyu ayrıntılı biçimde açıklamak. Özellikle düşünce veya görüşlerin detaylandırılmasında kullanılır.

Zıt anlamlılar

Tam karşıt anlamlısı yoktur; ancak bağlama göre şu fiiller karşıt anlam taşıyabilir:

  • verschweigen : Bir bilgiyi bilerek söylememek, gizlemek.
  • verheimlichen : Bir şeyi kasıtlı olarak saklamak.
  • verzerren : Bir durumu gerçeğinden farklı veya çarpıtılmış biçimde sunmak. Bu, ayrıntılı ve doğru bir tasvirin karşıtı olarak düşünülebilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • einen Vorfall schildern
    Bir olayı anlatmak

  • seine Erfahrungen schildern
    Deneyimlerini anlatmak

  • eine Situation schildern
    Bir durumu tasvir etmek

  • seine Eindrücke schildern
    İzlenimlerini aktarmak

  • den Hergang schildern
    Bir olayın nasıl gerçekleştiğini anlatmak

  • ausführlich schildern
    Ayrıntılı biçimde anlatmak

  • anschaulich schildern
    Canlı ve anlaşılır biçimde tasvir etmek

Make “schildern” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich kann dir meine Erfahrungen schildern.verb

Sana deneyimlerimi anlatabilirim.

Er schildert die Ereignisse sehr detailliert.verb

O, olayları çok ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Er schildert die Situation sehr detailliert.verb

Durumu çok ayrıntılı bir şekilde tasvir ediyor.

Er schildert das Erlebnis mit vielen Einzelheiten.verb

O, yaşadığı olayı birçok ayrıntıyla anlatıyor.

Er schildert sein Erlebnis mit großer Begeisterung.verb

Deneyimini büyük bir heyecanla anlatıyor.

Anna kann die Situation klar schildern.verb

Anna durumu açıkça anlatabilir.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).