adjectiveadverb

schlecht

kötü

Etwas ist nicht gut oder macht keine Freude.

Tanım ve anlam

schlecht Almancada temel olarak “kötü”, “kalitesiz”, “yetersiz” veya “olumsuz” anlamlarına gelen bir sıfattır. Cümlede zarfsal olarak da kullanılabilir.

Başlıca anlamları:

  1. Kötü, kalitesiz

    • Das ist ein schlechtes Buch. — Bu kötü bir kitap.
    • Der Film war schlecht. — Film kötüydü.
  2. Yetersiz, düşük düzeyde

    • Er spricht schlecht Deutsch. — Almancayı kötü konuşuyor.
    • Die Verbindung ist schlecht. — Bağlantı kötü.
  3. Olumsuz veya uygun olmayan

    • Das ist ein schlechter Plan. — Bu kötü bir plan.
    • schlechte Nachrichten — kötü haberler
  4. Ahlaken kötü

    • Er ist kein schlechter Mensch. — O kötü bir insan değil.

    Bu anlamda bazen “kötü niyetli” anlamındaki kelimesine yaklaşır; ancak schlecht daha genel bir kelimedir.

  5. Hasta veya rahatsız hissetmek

    • Mir ist schlecht. — Midem bulanıyor.
    • Er fühlt sich schlecht. — Kendini kötü hissediyor.
  6. Zor, elverişsiz veya olumsuz durumda

    • Das Wetter ist schlecht. — Hava kötü.
    • Die wirtschaftliche Lage ist schlecht. — Ekonomik durum kötü.

Karşılaştırma dereceleri:

  • schlecht — kötü
  • schlechter — daha kötü
  • am schlechtesten — en kötü

Dilbilgisi ve kelime kökeni

schlecht, hem sıfat hem de zarf olarak kullanılabilir.

Sıfat çekimine örnekler:

  • ein schlechter Film — kötü bir film
  • eine schlechte Nachricht — kötü bir haber
  • ein schlechtes Ergebnis — kötü bir sonuç
  • schlechte Bedingungen — kötü koşullar

Kelime, Eski Yüksek Almancadaki sleht biçiminden gelir. Başlangıçta “düz, sade, basit” anlamı taşıyordu. Zamanla “sıradan, yetersiz” ve ardından “kötü” anlamını kazanmıştır. Günümüz Almancasında kelime, kendisinden ayrılabilen bir önek veya başka kelimelerden oluşan bir birleşik yapı içermez.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • — çok kötü, berbat; günlük ve daha konuşma diline özgü bir kelimedir.
  • — kötü, berbat; ayrıca “mide bulandırıcı” veya “ahlaken kötü” anlamlarında kullanılabilir.
  • — kötü, ciddi, vahim; genellikle sonuçların veya durumun ciddiyetini vurgular.
  • — düşük kaliteli, değersiz; özellikle ürünler ve malzemeler için kullanılır.
  • — beceriksiz, yetersiz; genellikle bir kişinin yeteneğinin eksikliğini anlatır.
  • — kötü, şeytani, kötü niyetli; ahlaki kötülüğü vurgular. Bu nedenle her durumda schlecht yerine kullanılamaz.

Zıt anlamlılar

  • — iyi; schlecht kelimesinin en genel zıt anlamlısıdır.
  • — yüksek kaliteli; özellikle ürün veya hizmetlerin kalitesi için kullanılır.
  • — mükemmel, seçkin; yalnızca “kötü değil” anlamından daha güçlü bir olumlu değerlendirme ifade eder.
  • — yetenekli, yeterli; kişilerin becerileri için kullanılır.
  • — daha iyi; kelimesinin zıt anlamlı karşılaştırma biçimidir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • — kötü haberler
  • [schlechtes Wetter](vocabuo://word schlechtes%20Wetter) — kötü hava
  • — kötü ruh hâli
  • — kötü deneyimler
  • — kötü notlar
  • — keyifsiz, morali bozuk
  • — düşük ücretli
  • — kötü uyumak
  • — Midem bulanıyor.
  • — Bu kötü görünüyor; işlerin kötüye gittiğini belirtmek için de kullanılır.

Make “schlecht” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Das Essen schmeckt schlecht.adverb

Yemeğin tadı kötü.

Mir geht es heute schlecht.adverb

Bugün kendimi kötü hissediyorum.

Der Film war schlecht.adjective

Film kötüydü.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).