verb

schleudern

sıkmak

Etwas mit Kraft schnell in eine Richtung werfen oder im Kreis sehr schnell drehen.

Tanım ve anlam

schleudern Almancada temel olarak “güçlü bir hareketle fırlatmak” veya “dönerek savrulmak” anlamına gelen bir fiildir.

  1. Bir şeyi kuvvetlice fırlatmak, savurmak

    • Bir nesneyi kontrolsüz ya da güçlü biçimde uzağa atmak anlamındadır.
    • Örnek: Er schleuderte den Ball weit weg.
      “Topu çok uzağa fırlattı.”
  2. Savrulmak, kontrolden çıkıp dönmek

    • Özellikle araçların kayarak yön değiştirmesi için kullanılır.
    • Örnek: Das Auto schleuderte auf der nassen Straße.
      “Araba ıslak yolda savruldu.”
  3. Çamaşır makinesinde sıkma işlemi yapmak

    • Çamaşır makinesinin suyu yüksek devirle çıkarması anlamında kullanılır.
    • Örnek: Die Waschmaschine schleudert die Wäsche.
      “Çamaşır makinesi çamaşırları sıkıyor.”

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Düzenli fiil
  • Mastar: schleudern
  • Şimdiki zaman: ich schleudere
  • Geçmiş zaman: ich schleuderte
  • Partizip II: geschleudert
  • Yardımcı fiil: Anlama göre genellikle haben veya hareket ve durum değişimi vurgulandığında sein kullanılabilir:
    • Er hat den Stein geschleudert. — Taşı fırlattı.
    • Das Auto ist ins Schleudern geraten. — Araba savrulmaya başladı.

Fiil, die Schleuder “sapan, fırlatma aracı” kelimesiyle bağlantılıdır. Bu kelime de bir şeyi döndürerek veya gererek fırlatma fikrini taşır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • werfen — “atmak, fırlatmak” anlamındadır. schleudern fiiline göre daha genel ve nötrdür; schleudern ise genellikle daha güçlü, sert veya kontrolsüz bir fırlatmayı ifade eder.
  • schmeißen — “atmak, fırlatmak” anlamındadır ve günlük konuşma dilinde kullanılır. schleudern kadar teknik veya görsel olarak “savrulma” anlamı taşımaz.
  • hinausschleudern — “dışarı fırlatmak” demektir. schleudern fiilinin dışarıya doğru yöneltilmiş biçimidir.
  • sich drehen — “dönmek” anlamındadır. Çamaşır makinesi bağlamında schleudern ile ilişkili olsa da, sich drehen yalnızca dönme hareketini belirtir; sıkma veya savrulma anlamını zorunlu olarak taşımaz.
  • rutschen — “kaymak” anlamındadır. Araç bağlamında schleudern ile birlikte görülebilir; ancak rutschen kayma hareketini, schleudern ise kontrolün kaybedilip savrulmayı vurgular.

Zıt anlamlılar

Bağlama göre şu kelimeler zıt anlam taşıyabilir:

  • auffangen — “havada yakalamak”. Fırlatılan bir şeyi savrulmaya devam ettirmek yerine durdurmayı ifade eder.
  • festhalten — “sıkıca tutmak, bırakmamak”. schleudern fiilindeki serbest bırakma ve savurma hareketinin tersidir.
  • bremsen — “fren yapmak, yavaşlatmak”. Araç bağlamında savrulmanın karşıtı olarak kullanılabilir.
  • stehen bleiben — “durmak”. Dönme veya hareket etme anlamının karşıtıdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • einen Ball schleudern — topu fırlatmak
  • einen Stein schleudern — taş fırlatmak
  • das Auto schleudert — araba savruluyor
  • ins Schleudern geraten — savrulmaya başlamak; mecazen zor bir duruma düşmek
  • die Kontrolle verlieren — kontrolü kaybetmek
  • die Wäsche schleudern — çamaşırları sıkmak
  • der Schleudergang — çamaşır makinesinin sıkma programı
  • mit hoher Drehzahl schleudern — yüksek devirde sıkmak

Make “schleudern” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Du musst die Wäsche noch schleudern.verb

Çamaşırları henüz sıkman gerekiyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).