verb

schreien

bağırmak

Sehr laut rufen oder sprechen, oft weil man Angst, Schmerz oder Wut hat.

Tanım ve anlam

schreien güçlü (düzensiz) bir fiildir ve temel olarak “bağırmak”, “çığlık atmak” veya bağlama göre “ağlamak” anlamına gelir.

  1. Yüksek sesle bağırmak veya çığlık atmak
    Kişinin öfke, korku, acı ya da heyecan nedeniyle yüksek ses çıkarmasını ifade eder.

    • Er schreit vor Wut. — Öfkeden bağırıyor.
    • Sie schrie um Hilfe. — Yardım için çığlık attı.
  2. Bebeklerin veya çocukların ağlaması
    Özellikle bebeklerin yüksek sesle ağlaması için kullanılır.

    • Das Baby schreit die ganze Nacht. — Bebek bütün gece ağlıyor.
  3. Bir şeyi yüksek sesle söylemek veya seslenmek
    Bir kişiye uzaktan ya da yüksek sesle hitap etmek anlamına gelebilir.

    • Er schrie ihren Namen. — Onun adını bağırarak söyledi.

Bağlama göre Türkçedeki “bağırmak”, “haykırmak”, “çığlık atmak” ve “ağlamak” fiillerine karşılık gelebilir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiilin mastar hâli: schreien
    1. tekil şahıs şimdiki zaman: er schreit
  • Geçmiş zaman: schrie
  • Partizip II: geschrien
  • Yardımcı fiil: haben
  • Örnek Perfekt: Er hat geschrien. — Bağırdı.

Bu fiil düzensiz veya güçlü fiildir:

schreien – schrie – geschrien

Fiilin kökü schrei- ve mastar eki -en şeklinde analiz edilebilir. Fiil, Eski Yüksek Almanca dönemindeki scrēan biçimiyle ilişkilidir ve Cermen dillerindeki “yüksek ses çıkarmak, bağırmak” anlam alanından gelişmiştir.

Genellikle geçişsiz kullanılır:

  • Das Kind schreit. — Çocuk ağlıyor veya bağırıyor.

Ancak bir kişiye ya da bir şeyi söyleyerek bağırma anlamında nesneyle de kullanılabilir:

  • Sie schreit ihn an. — Ona bağırıyor.
  • Er schreit seinen Namen. — Onun adını bağırıyor.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • rufen — Seslenmek veya çağırmak anlamındadır. schreien kadar güçlü ya da öfkeli olmak zorunda değildir.
  • brüllen — Gür ve kaba bir biçimde bağırmak, kükremek anlamına gelir. İnsanlar ve hayvanlar için kullanılabilir.
  • kreischen — İnce, keskin ve rahatsız edici bir çığlık atmak anlamındadır.
  • heulen — Uzun ve yüksek sesle ulumak veya ağlamak anlamına gelir; insanlar ve hayvanlar için kullanılabilir.
  • jammern — Sızlanmak, yakınmak veya acıklı biçimde şikâyet etmek anlamındadır; yalnızca yüksek ses çıkarmayı değil, yakınma tutumunu da vurgular.
  • weinen — Ağlamak anlamındadır. schreien gibi sesli olabilir, ancak temel anlamı gözyaşı dökerek ağlamaktır.

Zıt anlamlılar

  • schweigen — Susmak, hiç konuşmamak veya ses çıkarmamak.
  • flüstern — Fısıldamak; schreien fiilinin aksine çok alçak sesle konuşmaktır.
  • leise sprechen — Alçak sesle konuşmak. Bu ifade, bağırmanın karşıt biçimini anlatır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • laut schreien — yüksek sesle bağırmak
  • um Hilfe schreien — yardım için çığlık atmak
  • vor Angst schreien — korkudan çığlık atmak
  • vor Schmerzen schreien — acıdan bağırmak
  • jemanden anschreien — birine bağırmak
  • nach jemandem schreien — birini yüksek sesle çağırmak
  • sich die Seele aus dem Leib schreien — kelimesi kelimesine “ruhunu bedeninden çıkarırcasına bağırmak”; çok şiddetli biçimde bağırmak anlamında deyimsel bir ifadedir.

Make “schreien” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Kinder schreien laut im Park.verb

Çocuklar parkta yüksek sesle bağırıyorlar.

Kinder schreien oft, wenn sie wütend sind.verb

Çocuklar, sinirli olduklarında sık sık bağırırlar.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).