adjectiveadverb

schwer

ağır · zor

Etwas hat viel Gewicht oder ist nicht leicht zu tragen.

Tanım ve anlam

schwer Almancada bağlama göre birkaç temel anlama gelir:

  1. Ağır: Ağırlığı fazla olan şeyler için kullanılır.

    • Der Koffer ist schwer. — Bavul ağır.
  2. Zor, güç: Yapılması veya anlaşılması kolay olmayan durumları anlatır.

    • Die Prüfung war schwer. — Sınav zordu.
  3. Ciddi, ağır: Hastalık, yaralanma veya sonuçlar için kullanılır.

    • Er ist schwer krank. — O ciddi şekilde hasta.
    • Sie wurde schwer verletzt. — O ağır yaralandı.
  4. Yoğun, şiddetli: Olumsuz veya güçlü bir etkinin derecesini belirtir.

    • Es regnet schwer. — Şiddetli yağmur yağıyor.
    • Er atmet schwer. — Zorlanarak nefes alıyor.
  5. Zorlanarak veya büyük çabayla anlamında zarf olarak kullanılabilir.

    • Er arbeitet schwer. — Çok yoğun çalışıyor.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

schwer, hem sıfat hem de zarf olarak kullanılabilir.

  • Karşılaştırma: schwerer — daha ağır, daha zor
  • En üstünlük: am schwersten — en ağır, en zor
  • İsimleşmiş biçim: das Schwere — zor veya ağır olan şey

Sıfat olarak ismin cinsiyetine, hâline ve artikeline göre çekimlenir:

  • ein schwerer Koffer — ağır bir bavul
  • eine schwere Aufgabe [?](vocabuo://word eine%20schwere%20Aufgabe) — zor bir görev
  • ein schweres Problem — ciddi/zor bir problem

Kelime, Eski Yüksek Almanca swēr biçiminden gelir. Temel ve yalın bir köke sahip olduğundan Almancada anlam bakımından parçalarına ayrılmaz.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

Anlama göre farklı eş anlamlılar kullanılır:

  • ağır anlamında: gewichtreich
    schwer günlük dilde çok daha yaygındır; gewichtreich daha teknik ve nadir bir kullanıma sahiptir.

  • zor anlamında: schwierig , kompliziert
    schwierig, genel olarak yapılması veya anlaşılması güç şeyleri belirtir. kompliziert ise özellikle karmaşık ve birçok parçadan oluşan durumlar için kullanılır.

  • ciddi anlamında: ernst , gravierend
    ernst ciddi bir durumu genel olarak ifade eder. gravierend daha güçlü ve çoğunlukla olumsuz sonuçları olan durumlar için kullanılır.

Zıt anlamlılar

  • leicht : schwer kelimesinin “ağır” ve “zor” anlamlarındaki en yaygın zıttıdır.

    • ein schwerer Koffer — ağır bir bavul
    • ein leichter Koffer — hafif bir bavul
    • eine schwere Aufgabe — zor bir görev
    • eine leichte Aufgabe — kolay bir görev
  • einfach : “zor” anlamındaki schwer kelimesinin zıttıdır. leicht hem fiziksel hafiflik hem de kolaylık ifade edebilirken, einfach çoğunlukla yalnızca “kolay” veya “basit” anlamındadır.

  • mild : “şiddetli” veya “ağır” anlamındaki schwer kelimesinin bazı bağlamlardaki zıttıdır. Özellikle hastalık, hava veya etki derecesi için kullanılır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • schwer sein — ağır olmak; zor olmak

  • schwer tragen — ağır bir şeyi taşımak

  • schwer fallen — zor gelmek

    • Die Entscheidung fällt mir schwer. — Bu karar bana zor geliyor.
  • schwer zu verstehen — anlaşılması zor

  • schwer krank — ağır hasta

  • schwer verletzt — ağır yaralı

  • schwer beschädigt — ağır hasarlı

  • schwer bewaffnet — ağır silahlı

  • schwer von Begriff sein — geç anlamak, kavramakta yavaş olmak

  • schwere Arbeit — ağır veya yorucu iş

  • schwere Zeiten — zor zamanlar

Make “schwer” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Dieses Buch ist sehr schwer.adjective

Bu kitap çok ağır.

Das Buch ist sehr schwer.adjective

Kitap çok ağır.

Dieses Buch ist schwer.adjective

Bu kitap ağır.

Der Koffer ist schwer.adjective

Bavul ağır.

Die Aufgabe war schwer für mich.adjective

Görev benim için zordu.

Die Prüfung war für mich sehr schwer.adjective

Sınav benim için çok zordu.

Der Schnee macht die Straße schwer begehbar.adverb

Kar, yolu zor geçilebilir hale getiriyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).