noun

der Sinn, -e

anlam

Es ist die Fähigkeit, etwas wahrzunehmen oder zu verstehen, zum Beispiel durch Hören, Sehen oder Fühlen.

Tanım ve Anlam

"Sinn" kelimesi Almancada birkaç farklı bağlamda kullanılan oldukça geniş kapsamlı bir terimdir:

  1. Anlam, mana: Bir şeyin taşıdığı değer, mantık veya amaç (Örneğin: Hayatın anlamı).
  2. Duyu: Canlıların dünyayı algılamasını sağlayan fiziksel yetiler (görme, işitme, tat alma vb.).
  3. Mantık/Akıl: Bir durumun makul, mantıklı veya anlaşılabilir olması durumu.
  4. Yön/İstikamet: Bazen bir hareketin doğrultusunu ifade etmek için de kullanılır.

Dilbilgisi ve Kelime Kökeni

"Der Sinn" eril (maskülen) bir isimdir. Çoğulu "die Sinne" şeklindedir. Eski Yüksek Almanca "sin" kelimesinden türetilmiştir; bu kelime köken olarak "gitmek", "yol aramak" veya "bir yere doğru yönelmek" gibi anlamlarla ilişkilidir. Yani bir şeye "anlam" yüklemek, zihinsel olarak o şeye doğru bir yönelimde bulunmakla ilgilidir.

Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar

Eşanlamlılar:

  • Bedeutung (Anlam, önem)
  • Verstand (Akıl, mantık)
  • Zweck (Amaç, gaye)
  • Gefühl (His, duyu)

Zıt Anlamlılar:

  • Unsinn (Anlamsızlık, saçmalık)
  • Widersinn (Anlamsızlık, aykırılık)

Make “Sinn” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich verstehe den Sinn dieser Technologie nicht.noun

Bu teknolojinin anlamını anlamıyorum.

Dieser Vorschlag ergibt viel Sinn.noun

Bu öneri çok anlam ifade ediyor.

Logisches Denken ergibt oft Sinn im Alltag.noun

Mantıklı düşünme genellikle günlük hayatta anlam ifade eder.

Das alles macht keinen Sinn.noun

Bütün bunların hiçbir anlamı yok.

Manchmal ergibt alles plötzlich Sinn.noun

Bazen her şey aniden anlam kazanır.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).