verb

sparen

tasarruf etmek · tasarruf · para biriktirmek

Geld zurücklegen und nicht ausgeben, damit man es später nutzen kann.

Anlam ve kullanım

sparen Almancada temel olarak “biriktirmek”, “tasarruf etmek” ve bağlama göre “kendini bir şeyden kurtarmak” anlamlarına gelen bir fiildir.

  1. Para veya kaynak biriktirmek

    • Para, enerji, su gibi kaynakları daha az kullanmak ya da gelecekte kullanmak üzere ayırmak anlamına gelir.
    • Ich spare Geld für ein neues Auto.
      Yeni bir araba için para biriktiriyorum.
    • Wir müssen Strom sparen.
      Elektrik tasarrufu yapmalıyız.
  2. Tasarruf etmek, masrafı azaltmak

    • Bir şey için daha az para harcamak veya harcamaları kısmak anlamında kullanılır.
    • Die Firma muss Kosten sparen.
      Şirket masrafları azaltmak zorunda.
  3. Bir şeyi yapmaktan kendini kurtarmak

    • Özellikle sich etwas sparen yapısında “bir şeyi yapmaya gerek görmemek”, “bir zahmetten kaçınmak” anlamı taşır.
    • Das kannst du dir sparen.
      Bunu yapmana gerek yok. / Bu zahmete hiç girme.
    • Ich spare mir die lange Erklärung.
      Uzun açıklamayı yapmayacağım.
  4. Bir şeyden kısmamak veya kısmak

    • an etwas sparen yapısıyla “bir şeyden tasarruf etmek, bir konuda kaliteyi veya harcamayı kısmak” anlamına gelir.
    • Man sollte nicht an der Sicherheit sparen.
      Güvenlikten tasarruf edilmemeli.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Düzenli fiil
  • Temel biçim: sparen
  • Yardımcı fiil: haben
  • Partizip II: gespart
  • Präteritum: sparte
  • Üçüncü tekil şahıs: spart

Örnek çekim:

  • ich spare — biriktiriyorum / tasarruf ediyorum
  • du sparst — biriktiriyorsun / tasarruf ediyorsun
  • er/sie spart — biriktiriyor / tasarruf ediyor

sparen ayrılabilen bir fiil değildir. En sık kullanılan yapıları şunlardır:

  • Geld sparen — para biriktirmek
  • an etwas sparen — bir şeyden kısmak
  • sich etwas sparen — bir şeyi yapmaktan kendini kurtarmak

Kelime, Eski ve Orta Yüksek Almancadaki “korumak, saklamak, dikkatli kullanmak” anlamlarıyla ilişkili sparen biçiminden gelir. İngilizcedeki spare kelimesiyle de akrabadır.

İlgili isimler:

  • das Sparen — tasarruf etme, biriktirme
  • die Ersparnis — tasarruf, birikmiş para
  • die Sparsamkeit — tutumluluk
  • der Sparer / die Sparerin — tasarruf eden kişi

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • zurücklegen — para ayırmak veya biriktirmek. sparen genel bir ifadedir; zurücklegen özellikle belirli bir miktarı gelecekte kullanmak üzere ayırmayı vurgular.
  • einsparen — masrafı veya kaynak kullanımını azaltarak tasarruf etmek. Daha çok bütçe ve maliyet bağlamında kullanılır.
  • haushalten — mevcut para veya kaynakları dikkatli ve ölçülü kullanmak. Biriktirmekten çok bütçeyi iyi yönetme anlamı taşır.
  • schonen — kaynakları, enerjiyi veya bir kişiyi yıpratmamak; dikkatli kullanmak. sparen kadar doğrudan “biriktirmek” anlamı taşımaz.

Zıt anlamlılar

  • ausgeben — para harcamak. sparen parayı elde tutmayı veya biriktirmeyi, ausgeben ise kullanmayı ifade eder.
  • verschwenden — kaynakları veya parayı israf etmek. Sadece harcamak değil, gereksiz ve ölçüsüz kullanmak anlamı vardır.
  • verprassen — parayı savurganca tüketmek. verschwenden kelimesinden daha güçlü ve günlük bir ifadedir.
  • verschwenderisch sein — savurgan olmak. Bu bir eylemden çok kişinin genel tutumunu belirtir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • Geld sparen — para biriktirmek
  • für etwas sparen — bir şey için para biriktirmek
  • Strom sparen — elektrik tasarrufu yapmak
  • Wasser sparen — su tasarrufu yapmak
  • Energie sparen — enerji tasarrufu yapmak
  • Zeit sparen — zaman kazanmak / zamandan tasarruf etmek
  • Kosten sparen — masrafları azaltmak
  • an etwas sparen — bir şeyden kısmak
  • sich etwas sparen — bir şeyi yapmaya gerek görmemek
  • nicht mit etwas sparen — bir şeyi bolca kullanmak, o konuda cimri davranmamak
    • Er spart nicht mit Lob.
      Övgüsünü esirgemiyor.

Make “sparen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich muss Geld sparen.verb

Para biriktirmem gerek.

Man sollte für die Zukunft sparen.verb

Gelecek için tasarruf yapmalısınız.

Wir müssen für die Reise sparen.verb

Biz seyahat için para biriktirmeliyiz.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).