verb

stören

bozmak · rahatsız etmek

Etwas unterbrechen oder jemanden in seiner Ruhe oder Tätigkeit hindern.

Anlamı ve Tanımı

stören, Türkçede genel olarak "rahatsız etmek", "bölmek" veya "engel olmak" anlamlarına gelir. Bağlama göre iki temel şekilde kullanılır:

  1. Rahatsız etmek: Birinin huzurunu, konsantrasyonunu veya yaptığı işi kesintiye uğratmak.
  2. Hata vermek / Bozmak: Teknik bir cihazın, sistemin veya sinyalin düzgün çalışmasını engellemek veya arıza çıkarmak.

Dilbilgisi ve Kökeni

  • Dilbilgisi: Düzenli (zayıf) bir fiildir. Yardımcı fiil olarak haben ile kullanılır.
    • Şimdiki zaman (Präsens): ich störe, du störst, er/sie/es stört...
    • Geçmiş zaman (Präteritum): ich störte...
    • Partizip II: gestört.
  • Kökeni: Eski Yüksek Almanca stören kelimesinden gelir; başlangıçta "karıştırmak", "dağıtmak" veya "yok etmek" anlamlarını taşıyordu.

Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar

Eş Anlamlılar (Synonyme):

  • belästigen (taciz etmek, rahatsız etmek)
  • unterbrechen ? (sözünü kesmek, kesintiye uğratmak)
  • beeinträchtigen (olumsuz etkilemek)
  • irritieren (kafasını karıştırmak, tedirgin etmek)

Zıt Anlamlılar (Antonyme):

  • fördern (desteklemek, ilerletmek)
  • unterstützen (destek olmak)
  • helfen (yardım etmek)
  • beruhigen (yatıştırmak, sakinleştirmek)

Make “stören” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die laute Musik stört meine Konzentration.verb

Yüksek sesli müzik konsantrasyonumu bozuyor.

Es stört mich, wenn jemand während des Films spricht.verb

Birisi film sırasında konuştuğunda bu beni rahatsız eder.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).