verb

stürzen

düşmek

Schnell und oft unkontrolliert nach unten fallen oder sich bewegen.

Tanım ve anlam

stürzen, temel olarak “düşmek”, “devrilmek” veya “bir şeyi devirmek” anlamlarına gelen güçlü (düzensiz) bir fiildir.

  1. Düşmek, yuvarlanmak

    • Bir kişi ya da nesnenin dengesini kaybederek aşağı düşmesi:
    • Er stürzte von der Treppe. — Merdivenden düştü.
    • Das Kind ist auf dem Eis gestürzt. — Çocuk buzda düştü.
  2. Devrilmek, yıkılmak

    • Bir ağacın, yapının veya başka bir nesnenin devrilmesi:
    • Der Baum stürzte auf die Straße. — Ağaç yola devrildi.
  3. Birini iktidardan düşürmek, devirmek

    • Özellikle hükümet, yönetici veya rejim için kullanılır:
    • Die Regierung wurde gestürzt. — Hükümet devrildi.
    • Bu kullanımda fiil genellikle geçişlidir: jemanden stürzen — birini devirmek.
  4. Hızla bir yere yönelmek veya kendini bir şeye vermek

    • Çoğunlukla dönüşlü biçimde kullanılır:
    • Sie stürzte sich in die Arbeit. — Kendini işe verdi / işe büyük bir hızla girişti.
    • Er stürzte sich ins Wasser. — Suya atladı.
  5. Bir şeyin hızla aşağı inmesi veya düşmesi

    • Fiyat, sıcaklık, sayı gibi soyut kavramlarla da kullanılabilir:
    • Die Preise stürzen. — Fiyatlar hızla düşüyor.
    • Die Temperatur ist stark gestürzt. — Sıcaklık büyük ölçüde düştü.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil: stürzen
  • Fiil türü: Güçlü, düzensiz fiil
  • Geniş zaman üçüncü tekil: er stürzt
  • Präteritum: stürzte
  • Partizip II: gestürzt
  • Perfekt yardımcı fiili:
    • Geçişsiz kullanımda genellikle sein: Er ist gestürzt. — Düştü.
    • Geçişli kullanımda haben: Sie hat ihn gestürzt. — Onu devirdi.
  • Dönüşlü kullanım: sich stürzen

Başlıca kalıplar:

  • von etwas stürzen — bir yerden düşmek
  • auf etwas stürzen — bir şeyin üzerine düşmek
  • jemanden stürzen — birini devirmek
  • sich in etwas stürzen — kendini bir şeye vermek

İsim biçimi der Sturz — “düşme”, “düşüş” veya “devrilme” anlamına gelir. Kelime, Eski ve Orta Yüksek Almancadaki düşme ve yuvarlanma anlamlarıyla ilişkili Germen kökenli bir kelimedir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • fallen — “düşmek” anlamında en genel ve nötr fiildir. stürzen ise genellikle daha ani, sert veya kontrolsüz bir düşüşü anlatır.
  • hinfallen — özellikle bir kişinin yere düşmesini belirtir; “stürzen” kadar şiddetli olmak zorunda değildir.
  • abrutschen — kayarak veya tutunulan yerden sıyrılarak düşmek anlamına gelir.
  • umfallen — dik duran bir nesnenin ya da kişinin yana doğru devrilmesi anlamındadır.
  • zu Fall bringen — birini devirmek veya başarısızlığa uğratmak anlamında kullanılır; özellikle mecazidir.
  • sich hineinstürzen — bir işe veya etkinliğe büyük bir enerjiyle girişmek anlamındadır ve sich in etwas stürzen ile benzerdir.

Zıt anlamlılar

Anlama göre farklı zıt anlamlılar kullanılır:

  • aufstehen — düştükten sonra ayağa kalkmak; “düşmek” anlamındaki stürzen fiilinin bağlamsal zıddıdır.
  • sich erheben — yükselmek veya ayağa kalkmak; aşağı doğru hareketin karşıtıdır.
  • stehen bleiben — hareket etmeyi bırakıp sabit kalmak; hızla yönelme anlamındaki stürzen karşısında kullanılabilir.
  • aufbauen — yıkmak veya devirmek yerine kurmak, inşa etmek anlamına gelir.
  • stabilisieren — bir şeyi dengeli ve sabit hâle getirmek; stürzen fiilinin devrilme anlamına karşıttır.

Yaygın ifadeler ve kalıplar

  • zu Boden stürzen — yere düşmek veya yere devrilmek
  • von der Treppe stürzen — merdivenden düşmek
  • ins Wasser stürzen — suya düşmek veya suya atılmak
  • sich in die Arbeit stürzen — kendini işe vermek
  • sich ins Vergnügen stürzen — eğlenceye kendini kaptırmak
  • eine Regierung stürzen — bir hükümeti devirmek
  • die Preise stürzen — fiyatların hızla düşmesi
  • in die Tiefe stürzen — derinliğe veya uçuruma düşmek

Make “stürzen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Du stürzt dich in das neue Abenteuer.verb

Yeni maceraya atılıyorsun.

Er wird beim Laufen nicht stürzen.verb

Koşarken düşmeyecek.

Er stürzt und verletzt sich.verb

Düşüyor ve yaralanıyor.

Er stürzt plötzlich zu Boden.verb

Aniden yere düşüyor.

Kinder stürzen häufig beim Spielen.verb

Çocuklar sık sık oyun oynarken düşerler.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).