verb

starren

sabit bakmak · dik dik bakmak

Jemanden oder etwas lange und fest ansehen, oft ohne wegzuschauen.

Anlamı ve tanımı

starren, gözlerini bir noktaya ya da kişiye uzun süre sabitleyerek bakmak, dik dik bakmak anlamına gelen bir fiildir. Bakış çoğu zaman yoğun, dalgın, şaşkın veya rahatsız edici olabilir.

  • Er starrt auf den Bildschirm. — Ekrana dik dik bakıyor.
  • Sie starrte ihn an. — Ona gözlerini dikti.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

Düzenli (zayıf) bir fiildir:

  • Infinitiv: starren
  • Präteritum: starrte
  • Perfekt: hat gestarrt

Çoğunlukla auf + Akkusativ yapısıyla kullanılır: auf etwas starren — bir şeye dik dik bakmak. Bir kişiye bakarken jemanden anstarren biçimi de yaygındır.

Fiil, “katı, sert, hareketsiz” anlamındaki starr sözcüğüyle bağlantılıdır; bakışın sabit ve hareketsiz oluşunu anlatır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar:

  • anstarren — Birine veya bir şeye özellikle belirgin biçimde gözlerini dikmek. starren ile yakın anlamlıdır; çoğunlukla doğrudan bir nesne alır.
  • glotzen — Dik dik ya da şaşkınlıkla bakmak; starren’dan daha konuşma diline özgü ve bazen kaba bir tınısı vardır.
  • fixieren — Bakışı bir noktaya sabitlemek; daha teknik veya bilinçli bir odaklanma anlatabilir.
  • blicken — Bakmak; daha genel ve nötrdür, uzun süre gözünü ayırmadan bakma anlamını tek başına taşımaz.

Zıt anlamlılar:

  • wegsehen — Bakışını başka tarafa çevirmek veya bakmamayı tercih etmek.
  • wegschauen — Görüşünü başka yöne çevirmek; wegsehen ile yakın anlamlıdır.
  • den Blick abwenden [?](vocabuo://word/den Blick abwenden) — Bakışını çevirmek; daha açık ve betimleyici bir ifadedir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • auf den Bildschirm starren [?](vocabuo://word/auf den Bildschirm starren) — Ekrana dik dik bakmak.
  • ins Leere starren [?](vocabuo://word/ins Leere starren) — Boşluğa dalıp gitmek.
  • jemanden anstarren [?](vocabuo://word/jemanden anstarren) — Birine gözlerini dikmek.

Make “starren” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Du sollst nicht so starr an die Decke starren.verb

Tavana öyle sabit bakmamalısın.

Er starrt aus dem Fenster.verb

Pencereden dışarı dik dik bakıyor.

Warum hat er mich so lange angestarrt?verb

Neden bana bu kadar uzun süre dik dik baktı?

Die Kinder starrten überrascht auf den großen Kuchen.verb

Çocuklar büyük pastaya şaşkınlıkla dik dik baktılar.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).