stellen
koymak
Etwas an einen bestimmten Ort tun oder jemandem eine Frage geben.
Tanım ve Anlam
"Stellen" fiili Almancada oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir ve temel olarak bir şeyi dikey bir konumda bir yere yerleştirmek anlamına gelir. Başlıca anlamları şunlardır:
- Dikey Yerleştirme: Bir nesneyi (örneğin bir vazoyu, bardağı veya şişeyi) dik duracak şekilde bir yere koymak. "Legen" (yatay koymak) fiilinin zıttı bir pozisyonu ifade eder.
- Ayarlamak veya Kurmak: Bir saati ayarlamak veya alarmı kurmak gibi durumlarda kullanılır.
- Soru Sormak: Almancada birine soru yöneltmek ifadesi "eine Frage stellen" kalıbıyla söylenir.
- Sağlamak veya Sunmak: Bir şeyi birinin kullanımına sunmak (örneğin "zur Verfügung stellen").
- Dönüşlü Kullanım (sich stellen): Bir kişinin kendini polise teslim etmesi veya belirli bir pozisyona geçmesi anlamında kullanılır. Ayrıca "sich dumm stellen" ifadesinde olduğu gibi "gibi davranmak" (aptala yatmak) anlamı da vardır.
Dilbilgisi ve Kelime Kökeni
"Stellen" düzenli (zayıf) bir fiildir. Fiil çekimleri şu şekildedir:
Bu fiil geçişli bir fiildir ve her zaman bir nesne (Akkusativ) gerektirir. Konum bildiren bir ifadeyle kullanıldığında, yönelme belirttiği için "Wohin?" (Nereye?) sorusuna yanıt verir ve yanındaki edat Akkusativ durumunda kullanılır.
Kelime kökeni olarak stehen (durmak) fiili ile akrabadır. "Stellen", "durmasını sağlamak" veya "ayakta durur hale getirmek" işlevini gören ettirgen bir yapıdan köken alır.
Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar
Eş Anlamlılar:
- platzieren: Yerleştirmek.
- setzen: Oturtmak veya belirli bir yere koymak.
- anordnen: Düzenlemek, sıralamak.
- ausliefern: Teslim etmek (sich stellen anlamında).
Zıt Anlamlılar:
Make “stellen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er stellt eine Lampe auf den Tisch.verb
O, masanın üzerine bir lamba koyuyor.
Ich stelle die Tasse auf den Tisch.verb
Fincanı masaya koyuyorum.
Er stellt die Vase auf den Tisch.verb
Vazoyu masanın üzerine koyuyor.
Sie stellen das Buch neben die Vase.verb
Kitabı vazonun yanına koyuyorlar.
Sie stellt die Vase auf den Tisch.verb
Vazoyu masanın üzerine koyuyor.
Maria stellt ihre Tasche neben den Stuhl.verb
Maria çantasını sandalyenin yanına koyuyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad