verb

stottern

kekelemek

Beim Sprechen kommen Wörter nur schwer heraus, oft mit Pausen oder wiederholten Lauten.

Tanım ve anlam

stottern, Almancada temel olarak kekelemek, yani konuşurken sesleri, heceleri veya kelimeleri istemsiz biçimde tekrarlamak ya da konuşmaya başlamakta zorlanmak anlamına gelir.

  • Er stottert beim Sprechen.
    Konuşurken kekeliyor.
  • Sie stotterte vor Aufregung.
    Heyecandan kekeledi.

Kelime, özellikle konuşma akıcılığındaki bozukluğu ifade eder. Fiil hem gerçek anlamda hem de mecazî olarak kullanılabilir:

  1. Konuşmada kekelemek

    • Das Kind stottert.
      Çocuk kekeliyor.
  2. Motorun veya makinenin düzensiz çalışması
    Motorun teklemesi, kesik kesik çalışması anlamında da kullanılabilir.

    • Der Motor stottert.
      Motor tekliyor.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Düzenli fiil
  • Mastar: stottern
  • Präteritum: stotterte
  • Partizip II: gestottert
  • Yardımcı fiil: haben
  • Dönüşlü değildir: Genellikle doğrudan özneyle kullanılır: Er stottert.

Fiilden türeyen önemli isim:

  • das Stottern : kekemelik

Kelime, seslerin veya hecelerin tekrarlanmasını taklit eden yinelemeli bir yapıya dayanır. stottern fiiliyle ilişkili olan Stottern , konuşma akıcılığındaki kekemeliği ifade eder.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • stammeln : kekeleyerek, düzensiz ve çoğu zaman anlaşılması zor biçimde konuşmak. stottern [???](vocabuo://word/stottern] daha çok ses veya hece tekrarını vurgularken, stammeln düşünceleri toparlayamama ya da kelimeleri güçlükle ifade etme anlamına da gelebilir.
  • stocken : konuşmanın kesilmesi, kişinin bir an duraksaması veya sözünü sürdürememesi. stottern sürekli ya da tekrarlanan kekelemeyi, stocken ise daha çok geçici duraksamayı anlatır.
  • sich versprechen : konuşurken yanlış kelime söylemek veya dili sürçmek. Bu, stottern gibi sürekli bir konuşma bozukluğu değil, tek seferlik bir söyleyiş hatasıdır.

Zıt anlamlılar

Doğrudan tek kelimelik ve tam bir zıt anlamlısı yoktur. Bağlama göre şu ifadeler karşıt anlam verebilir:

  • flüssig sprechen : akıcı konuşmak
  • klar sprechen : açık ve anlaşılır konuşmak
  • frei sprechen : rahat, takılmadan konuşmak

Bu ifadeler, stottern fiilindeki konuşma kesintilerinin ve hece tekrarlarının bulunmadığı durumu anlatır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • beim Sprechen stottern : konuşurken kekelemek
  • stark stottern : çok kekelemek
  • leicht stottern : hafifçe kekelemek
  • vor Aufregung stottern : heyecandan kekelemek
  • ein stotternder Motor : tekleyen motor
  • Der Motor stottert. : Motor tekliyor.

Make “stottern” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er strengt sich an, doch seine Worte kommen stotternd hervor.verb

Kendini zorluyor, ancak kelimeleri kekeleyerek çıkıyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).