verb

treiben

yapmak · sürüklenmek · sürmek

Etwas in Bewegung setzen oder sich bewegen lassen, oft durch Wind, Wasser oder eine andere Kraft.

Almanca "treiben" fiili çeşitli anlamlara sahip çok yönlü bir kelimedir:

  • Sürmek (örneğin hayvanları sürmek): Die Bauern treiben die Kühe zurück zum Stall.
  • Yapmak, icra etmek (örneğin spor veya meslek): Er treibt Sport.
  • Zorlamak, itmek (örneğin birini bir duruma): Sie trieb ihn zur Aufgabe.
  • Akıntıyla sürüklenmek veya "sürüklenmek" (doğa olaylarında): Der Baum treibt auf dem Wasser.

Kelimenin kökü "treiben", "dahile itmek" veya "sürmek" anlamxnm taşır.

Benzer kelimelerle farkı:

  • leiten: "Yönetmek" anlamında, daha aktif ve bilinçli yönetim.
  • schieben: Fiziksel olarak "itmek", daha kaba eylem.
  • führen: "Yol göstermek" veya "rehberlik etmek", daha yönlendirici.
  • ziehen: "Çekmek", hareket ettirmek yönünden farklı.

"treiben" genellikle hareket ettirme veya zorlayarak yaptırma anlamında daha geniş ve esnektir.

Make “treiben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich treibe jeden Morgen Sport.verb

Her sabah spor yaparım.

Wir treiben dreimal wöchentlich Sport.verb

Haftada üç kez spor yaparız.

Kinder treiben heute viel Unsinn.verb

Çocuklar bugün çok saçmalık yapıyor.

Die Boote treiben auf dem Fluss.verb

Botlar nehirde sürükleniyor.

Menschen treiben Sport im Park.verb

İnsanlar parkta spor yapar.

Wir treiben die Kühe auf die Wiese.verb

İnekleri çayıra sürüyoruz.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).