noun

das Ufer, –

kıyı

Das ist der Rand eines Sees, Flusses oder Meeres, wo das Wasser auf das Land trifft.

Tanım ve anlam

Ufer, nehir, göl veya deniz gibi bir su kütlesinin kara ile birleştiği kıyı bölümüdür. Türkçede bağlama göre kıyı, sahil veya nehir kenarı anlamına gelir.

  • Nehir veya göl kıyısı:
    Wir sitzen am Ufer des Sees. — Gölün kıyısında oturuyoruz.
  • Deniz kıyısı:
    Das Dorf liegt am Ufer des Meeres. — Köy deniz kıyısında bulunuyor.

Kelime hem doğal hem de insan yapımı kıyılar için kullanılabilir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Artikel: das
  • Çoğul: die Ufer
  • Kelime türü: İsim
  • Çekim:
    • Nominativ: das Ufer
    • Akkusativ: das Ufer
    • Dativ: dem Ufer
    • Genitiv: des Ufers

Kelime Eski Yüksek Almancadaki ubar biçimine dayanır ve başlangıçta “karşı taraf, öte taraf” anlamıyla ilişkilidir. Günümüzde bu anlam daralarak özellikle suyun kenarındaki kara bölümünü ifade eder.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • die Küste : Özellikle deniz veya okyanus kıyısı için kullanılır. Ufer nehir ve göl kıyıları için de kullanılabildiğinden daha genel bir kelimedir.
  • der Strand : Kumlu veya insanların dinlenebildiği sahil anlamını taşır. Her Strand, bir Ufer türü olabilir; ancak her Ufer kumlu ya da plaj niteliğinde değildir.
  • der Uferrand : Suyun hemen kenarındaki sınır bölgesini vurgular; Ufer kelimesinden daha özeldir.
  • das Flussufer : Yalnızca nehir kıyısı anlamına gelir.

Ufer için doğrudan ve tam karşılık olan yaygın bir zıt anlamlı kelime yoktur. Bağlama göre su kıyısının karşısındaki iç kesim için das Binnenland [!](vocabuo://word/Binnenland] veya kıyıdan uzak bölge için das Landesinnere [!](vocabuo://word/Landesinnere] kullanılabilir; bunlar gerçek sözlük anlamında kesin zıt anlamlı değildir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • am Ufer : kıyıda, kıyının yanında
    Die Kinder spielen am Ufer. — Çocuklar kıyıda oynuyor.
  • ans Ufer gehen : kıyıya çıkmak, kıyıya gitmek
  • vom Ufer aus : kıyıdan
  • das Flussufer : nehir kıyısı
  • das Seeufer : göl kıyısı
  • die Uferpromenade : sahil veya kıyı boyunca uzanan yürüyüş yolu
  • die Uferzone : kıyı bölgesi
  • ein Ufer befestigen : kıyıyı sağlamlaştırmak
  • das Ufer erreichen : kıyıya ulaşmak

Make “Ufer” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Am Ufer des Sees sitzt eine Gruppe von Enten.noun

Gölün kıyısında bir grup ördek oturuyor.

Am Ufer sitzen viele Menschen und genießen die Sonne.noun

Kıyıda birçok insan oturuyor ve güneşin tadını çıkarıyor.

Am Ufer sitzen die Enten.noun

Kıyıda ördekler oturuyor.

Am Ufer wachsen viele Pflanzen.noun

Kıyıda birçok bitki büyüyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).