verb

unterbreiten

sunmak

Etwas einer Person zeigen oder vorstellen, damit sie darüber nachdenken oder entscheiden kann.

Tanım ve anlam

unterbreiten, bir şeyi başkasının değerlendirmesine sunmak anlamına gelen bir fiildir. Bağlama göre şu anlamlarda kullanılır:

  • Bir öneri, teklif veya plan sunmak: Bir fikri ya da öneriyi resmî veya ciddi biçimde karşı tarafa iletmek.
    Der Ausschuss unterbreitet einen Vorschlag. — Komite bir öneri sunuyor.
  • Bir belgeyi veya bilgiyi incelemeye sunmak: Rapor, belge ya da benzeri bir şeyi karar verilmesi veya değerlendirilmesi için iletmek.
    Sie unterbreitete dem Vorstand den Bericht. — Raporu yönetim kurulunun incelemesine sundu.

Genellikle resmî veya kurumsal bir kullanım taşır. Öneri sunma anlamında, yalnızca bir fikri dile getirmekten ziyade onu karşı tarafın değerlendirmesine bırakma vurgusu vardır.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

Düzensiz olmayan, ayrılmayan bir fiildir. Temel çekimleri:

  • Mastar: unterbreiten
  • Şimdiki zaman, er/sie/es: unterbreitet
  • Geçmiş zaman: unterbreitete
  • Perfekt: hat unterbreitet

Çoğunlukla Akkusativ nesne alır: Bir öneri veya belge sunulur. Sunulan şey, jemandem etwas unterbreiten yapısında belirtilir; burada jemandem Dativ, etwas ise Akkusativ hâlindedir.

Kelime, unter ve breiten parçalarından oluşur. Breiten, “yaymak, açmak” anlamına gelir. Birleşik fiildeki somut “önüne serme” imgesi zamanla “incelemeye ya da değerlendirmeye sunma” anlamını kazanmıştır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Yakın anlamlılar:

  • vorschlagen — “önermek” demektir. Bir fikri ortaya koymayı anlatır; unterbreiten kadar resmî bir sunma vurgusu taşımayabilir.
  • vorlegen — Bir belgeyi, planı veya sonucu incelemeye sunmak için kullanılır. Özellikle somut materyallerle yaygındır.
  • anbieten — Bir şeyi teklif etmek veya sunmak anlamındadır; çoğu zaman bir hizmet, ürün ya da yardım teklif edilir. Unterbreiten ise öneri ve planlarla daha doğal biçimde kullanılır.
  • einreichen — Bir belgeyi resmî makama teslim etmek veya başvuruda sunmak demektir. “Teslim etme” yönü daha belirgindir.

Bağlama göre zıt anlamlılar:

  • zurückziehen — Sunulmuş bir öneriyi veya teklifi geri çekmek.
  • ablehnen — Sunulan bir öneriyi ya da teklifi reddetmek. Bu, unterbreiten fiilinin doğrudan değil, sunma sürecinin karşı tarafındaki eylemin zıtlığıdır.

Yaygın ifadeler ve eşdizimler

  • einen Vorschlag unterbreiten — bir öneri sunmak
  • ein Angebot unterbreiten — bir teklif sunmak
  • einen Plan unterbreiten — bir plan sunmak
  • jemandem eine Lösung unterbreiten — birine bir çözüm önerisi sunmak
  • einen Bericht zur Prüfung unterbreiten — bir raporu incelemeye sunmak

Make “unterbreiten” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Wir müssen ihm einen Vorschlag unterbreiten.verb

Ona bir teklif sunmamız gerekiyor.

Gerne unterbreite ich dem Team einen Vorschlag.verb

Memnuniyetle takıma bir öneri sunarım.

Er möchte gern eine Idee unterbreiten.verb

Bir fikir sunmak istiyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).