verb

untermauern

desteklemek

Etwas durch Beweise, Gründe oder Beispiele stärker und glaubwürdiger machen.

Tanım ve anlam

untermauern, bir iddiayı, görüşü veya savı kanıtlarla, verilerle ya da gerekçelerle destekleyip daha inandırıcı hâle getirmek demektir. Türkçede bağlama göre kanıtlarla desteklemek, dayanaklandırmak veya sağlamlaştırmak şeklinde çevrilebilir.

Daha somut kullanımında, bir yapıyı alttan duvar örerek desteklemek anlamına da gelebilir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

Düzenli ve geçişli bir fiildir; genellikle bir nesne alır: Bir iddiayı ya da savı desteklersiniz. Geçmiş zaman biçimleri untermauerte ve hat untermauert şeklindedir.

Kelime, “altında” anlamındaki unter ile “duvar örmek” anlamındaki mauern sözcüklerinden oluşur. Mecazi anlamı, bir şeyi duvarla destekler gibi sağlam temellere oturtma düşüncesinden kaynaklanır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

  • belegen : Bir şeyi kanıt veya belgeyle göstermek anlamı öne çıkar; untermauern ise bir görüşü genel olarak destekleyip güçlendirmeyi anlatır.
  • stützen : Desteklemek anlamındadır; daha geniş ve genel kullanılır, mutlaka kanıt sunmayı gerektirmez.
  • begründen : Bir görüşün nedenlerini açıklamak anlamına gelir; untermauern ise görüşü kanıtlarla desteklemeye daha çok odaklanır.
  • widerlegen [?](vocabuo://word/widerlegen]: Bir iddianın yanlış olduğunu kanıtlayarak çürütmek; başlıca zıt anlamlısıdır.
  • entkräften [?](vocabuo://word/entkräften]: Bir iddianın veya gerekçenin gücünü azaltmak, geçerliliğini sarsmak.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • eine Behauptung untermauern : Bir iddiayı desteklemek.
  • eine These untermauern : Bir tezi dayanaklarla güçlendirmek.
  • ein Argument mit Fakten untermauern : Bir argümanı olgularla desteklemek.
  • eine Forderung mit Zahlen untermauern : Bir talebi sayısal verilerle desteklemek.

Make “untermauern” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sie untermauert ihre Aussage mit starken Argumenten.verb

Açıklamasını güçlü argümanlarla destekliyor.

Der Wissenschaftler hat seine These mit neuen Daten untermauert.verb

Bilim insanı, tezini yeni verilerle destekledi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).