verb

verbieten

yasaklamak

Es bedeutet, dass man jemandem nicht erlaubt, etwas zu tun oder zu benutzen.

Tanım ve Anlam

"verbieten" fiili, bir eylemin yapılmasını resmi veya özel olarak engellemek, yani yasaklamak anlamına gelir. Bir kural, kanun veya bir otorite tarafından bir şeyin yapılmasına izin verilmediğini ifade eder.

İki ana kullanım biçimi mevcuttur:

  1. Bir şeyi yasaklamak: Genel olarak bir eylemin veya nesnenin kullanımının men edilmesi.
  2. Kendine bir şeyi yasaklamak (sich etwas verbieten): Bu kullanım genellikle birinin bir tutumu veya sözü kabul etmediğini, buna tolerans göstermeyeceğini ifade etmek için kullanılır (Örneğin: "Bana bu şekilde bağırılmasını kesinlikle kabul etmiyorum/yasaklıyorum").

Dilbilgisi ve Kelime Kökeni

Bu kelime düzensiz (starkes Verb) bir fiildir. Zaman çekimleri şu şekildedir:

  • Şimdiki Zaman (Präsens): er/sie/es verbietet
  • Di’li Geçmiş Zaman (Präteritum): verbot
  • Belirsiz Geçmiş Zaman (Perfekt): hat verboten

Kelime yapısı incelendiğinde, "ver-" ön eki ve bieten (sunmak, teklif etmek) fiilinden türetildiği görülür. Almancada "ver-" eki kelimeye bazen olumsuzluk veya engelleme anlamı katar; bu kelimede de sunulan bir hakkın geri alınması veya bir eylemin önlenmesi anlamını pekiştirmiştir.

Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar

Eşanlamlılar:

  • untersagen (özellikle resmi makamlarca kullanılan yasaklama)
  • unterbinden (bir şeyi henüz oluşurken engellemek veya durdurmak)
  • verhindern (bir şeyin olmasını engellemek)

Zıt Anlamlılar:

  • erlauben (izin vermek)
  • gestatten (müsaade etmek, resmi izin vermek)
  • zulassen (bir şeye imkan tanımak, onaylamak)

Make “verbieten” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Eltern verbieten ihren Kindern den Zugang zum Internet.verb

Ebeveynler çocuklarının internete erişimini yasaklıyor.

Sie verbieten das Rauchen in diesem Bereich.verb

Bu alanda sigara içmeyi yasaklıyorlar.

Man verbietet uns, hier zu fotografieren.verb

Burada fotoğraf çekmemizi yasaklıyorlar.

Wir verbieten den Genuss von Alkohol in dieser Einrichtung.verb

Bu tesis içinde alkol tüketimini yasaklıyoruz.

Man sollte laute Musik nachts verbieten.verb

Geceleri yüksek sesli müziği yasaklamak gerekir.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).