verb

verbrennen

yakmak · yanmak

Etwas durch starke Hitze zerstören, sodass es zu Asche oder Rauch wird.

Tanım ve anlam

verbrennen Almancada temel olarak “yakmak”, “yanıp kül olmak” veya “yanmak” anlamlarına gelen bir fiildir. Kullanıma göre geçişli ya da geçişsiz olabilir:

  1. Bir şeyi yakmak, yakarak yok etmek

    • Bir nesnenin ateşe verilmesi veya tamamen yanması anlamındadır.
    • Örnek: Holz verbrennen — odun yakmak
  2. Yanmak, kül olmak

    • Özne kendisi yanıyorsa geçişsiz kullanılır.
    • Örnek: Das Papier verbrennt. — Kâğıt yanıyor.
  3. Kendini yakmak

    • Genellikle sich verbrennen şeklinde kullanılır.
    • Örnek: Ich habe mich an der Herdplatte verbrannt. — Ocak gözünde kendimi yaktım.
  4. Güneşten yanmak

    • Cildin güneş nedeniyle zarar görmesi anlamında da kullanılabilir.
    • Örnek: Sie hat sich in der Sonne verbrannt. — Güneşte yandı.
  5. Mecaz anlamda zarar görmek veya başarısız olmak

    • Bir girişimde, yatırımda ya da ilişkide kötü bir deneyim yaşamak anlamında kullanılabilir.
    • Örnek: Er hat sich mit dieser Investition die Finger verbrannt. — Bu yatırımla parmağını yaktı; yani bu yatırımdan büyük zarar gördü.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Geçişli ve geçişsiz kullanılabilen fiil
  • Ayrılabilirlik: Ayrılmayan fiildir; ver- ön eki nedeniyle cümlede bölünmez.
  • Temel çekim:
    • Mastar: verbrennen
    • Şimdiki zaman, 3. tekil şahıs: verbrennt
    • Präteritum: verbrannte
    • Partizip II: verbrannt
  • Geçişli kullanımda yardımcı fiil genellikle haben , geçişsiz kullanımda ise çoğunlukla sein olur:
    • Er hat das Holz verbrannt. — Odunu yaktı.
    • Das Holz ist verbrannt. — Odun yandı.

Kelime, ver- ön eki ile “yanmak” anlamındaki brennen fiilinden oluşur. ver- burada bir şeyin dönüşüme uğraması, bozulması veya tamamen tüketilmesi anlamını güçlendirir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • brennen : “Yanmak” anlamındadır; ancak verbrennen genellikle yanmanın sonucunda tamamen yok olma veya kül olma anlamını daha güçlü verir.
  • anzünden : Bir şeyi ateşe vermek veya tutuşturmak demektir. Ateşi başlatma eylemine odaklanır; verbrennen ise yanma sürecini ya da bir şeyi yakarak yok etmeyi anlatır.
  • abfackeln : Bir şeyi kasıtlı ve çoğu zaman kaba veya kontrolsüz biçimde yakmak anlamındadır. Günlük ve bazen olumsuz tonludur.
  • versengen : Bir yüzeyi hafifçe yakmak, kavurmak veya yakıp karartmak demektir. verbrennen kadar tamamen yok olma anlamı taşımaz.

Zıt anlamlılar

  • löschen : Ateşi söndürmek anlamında verbrennen fiilinin en doğrudan karşıtıdır.
  • bewahren : Bir şeyi korumak, zarar görmesini veya yok olmasını engellemek anlamındadır.
  • erhalten : Bir şeyi muhafaza etmek, olduğu gibi korumak anlamına gelir; yakıp yok etmenin karşıtıdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • Holz verbrennen — odun yakmak
  • Müll verbrennen — çöp yakmak
  • sich die Hand verbrennen — elini yakmak
  • sich am Ofen verbrennen — sobada veya fırında kendini yakmak
  • in der Sonne verbrennen — güneşte yanmak
  • sich die Finger verbrennen — mecaz olarak kötü bir deneyim yaşamak veya zarar görmek

Make “verbrennen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sie verbrennen das Papier im Kamin.verb

Kağıdı şöminede yakarlar.

Vorsichtig, sonst könntest du dich verbrennen.verb

Dikkatli ol, yoksa yanabilirsin.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).