verb

verdrücken

sıvışmak

Tanım ve anlam

verdrücken, bağlama göre birkaç anlama gelen, genellikle günlük dilde kullanılan bir fiildir:

  1. Gizlice ya da fark ettirmeden uzaklaşmak: Bu anlamda çoğunlukla dönüşlü kullanılır: sich verdrücken. Bir yerden sessizce sıvışmayı veya ortadan kaybolmayı anlatır.
    Örnek: Er hat sich früh verdrückt. — Erken sıvıştı.

  2. Bir şeyi yemek, mideye indirmek: Konuşma dilinde, çoğu zaman hızlıca ya da iştahla yemek anlamındadır.
    Örnek: Sie hat zwei Stück Kuchen verdrückt. — İki dilim kek mideye indirdi.

  3. Bir şeyi ezmek, biçimini bozmak: Bir nesneyi bastırarak yassılaştırmak veya şeklini bozmak anlamında kullanılabilir.
    Örnek: Der Karton ist verdrückt. — Karton ezilmiş.

  4. Duyguyu ya da gözyaşını bastırmak: Özellikle eine Träne verdrücken kalıbında, gözyaşını tutmak anlamına gelir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

verdrücken, ayrılmayan önekli bir fiildir; çekimde ver- önek olarak fiilden ayrılmaz. Düzenli çekilir:

  • Şimdiki zaman: ich verdrücke
  • Geçmiş zaman: ich verdrückte
  • Perfekt: ich habe verdrückt
  • Dönüşlü kullanım: ich verdrücke mich, Perfekt: ich habe mich verdrückt

Kelime, ver- öneki ile “bastırmak, sıkmak” anlamındaki drücken fiilinden oluşur. Önek, temel anlamı değiştirerek farklı bağlamsal anlamlar kazandırır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Anlama göre eş anlamlıları değişir:

  • sich verdrücken anlamında: sich davonschleichen — sessizce sıvışmak; verschwinden — ortadan kaybolmak. sich davonschleichen, özellikle gizlice ve dikkat çekmeden ayrılmayı vurgular.
  • “Yemek, mideye indirmek” anlamında: verzehren — tüketmek; essen — yemek. verdrücken, essen’e göre daha konuşma diline özgüdür ve çoğu zaman bolca ya da iştahla yeme çağrışımı taşır.
  • “Ezmek, biçimini bozmak” anlamında: zerquetschen — ezip yassılaştırmak; eindrücken — bastırıp içeri göçertmek. Bu fiiller, verdrücken’den daha belirgin bir ezme veya içeri doğru bastırma hareketini anlatabilir.

Bağlama uygun zıt anlamlar:

  • sich verdrücken karşıtı: bleiben — kalmak.
  • “Yemek” anlamında: stehen lassen — yemeden bırakmak.
  • “Ezmek” anlamında: entlasten — üzerindeki baskıyı kaldırmak; ancak bu, her kullanımda doğrudan karşıt değildir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • sich früh verdrücken — erkenden sıvışmak.
  • sich aus dem Staub machen — ortadan kaybolmak, sıvışmak.
  • eine Pizza verdrücken — bir pizzayı mideye indirmek.
  • eine Träne verdrücken — gözyaşını tutmak.

Make “verdrücken” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Manchmal möchte sie sich einfach nur verdrücken.verb

Bazen o sadece sıvışmak istiyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).