verb

vergewissern

emin olmak

Sich sicher machen, dass etwas wirklich so ist.

Tanım ve anlam

sich vergewissern, bir şeyin doğru, güvenli ya da gerçekten öyle olduğundan emin olmak için onu kontrol etmek veya doğrulamaktır. Türkçede bağlama göre emin olmak, doğruluğunu teyit etmek, kontrol edip içini rahatlatmak anlamlarına gelir.

Örnek: Sie vergewisserte sich, dass die Tür geschlossen war. — Kapının kapalı olduğundan emin oldu.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Bu, dönüşlü kullanılan ayrılmayan bir fiildir; çoğunlukla sich zamiriyle birlikte kullanılır. Örneğin ich vergewissere mich “emin oluyorum”, er vergewissert sich “emin oluyor” demektir.

Fiil, gewiss “[kesin, emin]” sözcüğüyle bağlantılıdır. ver- önekiyle oluşan fiil, bir şeyin kesinliğini kontrol edip emin olma anlamı kazanır.

Bir şeyden emin olmayı belirtmenin yaygın yapıları şunlardır:

  • sich vergewissern, dass …: “… olduğundan emin olmak”
  • sich vergewissern, ob …: “… olup olmadığını kontrol etmek”
  • sich einer Sache vergewissern: bir şeyin doğruluğundan emin olmak; bu kullanım daha resmîdir.

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Yakın anlamlıları:

  • sich überzeugen : Bir kanıtı veya durumu inceleyerek ikna olmak. sich vergewissern ile anlamları çok yakındır; ancak sich überzeugen, bir kanıt karşısında ikna olma vurgusunu daha fazla taşır.
  • prüfen : Kontrol etmek, incelemek. Kontrol eylemini anlatır; kişinin emin olma sonucuna ulaştığını tek başına belirtmez.
  • nachprüfen : Bir bilgiyi ya da durumu sonradan yeniden kontrol etmek. sich vergewissern ise genel olarak emin olma amacı taşır.

Bire bir karşıtı yoktur. Anlam bakımından ters yönde değerlendirilebilecek ifadeler:

  • sich irren : Yanılmak. Emin olmayı değil, yanlış bir kanıya varmış olmayı anlatır.
  • sich täuschen : Aldanmak, yanılmak. Bu da doğrudan zıt anlamlı değil, sonucun yanlış olabileceğini belirten yakın bir karşıtlıktır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • sich vergewissern, dass die Tür geschlossen ist : Kapının kapalı olduğundan emin olmak.
  • sich vergewissern, ob alles in Ordnung ist : Her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol etmek.
  • sich seiner Entscheidung vergewissern : Kararından emin olmak.

Make “vergewissern” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er vergewissert sich, dass alles in Ordnung ist.verb

Her şeyin yolunda olduğundan emin oluyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).