verb

verhandeln

pazarlık etmek · müzakere etmek

Sich mit anderen Menschen über ein Thema austauschen, um eine gemeinsame Lösung oder eine Einigung zu finden.

Tanım ve anlam

verhandeln Almanca bir fiildir ve temel olarak şu anlamlarda kullanılır:

  1. Müzakere etmek, pazarlık yapmak, görüşmeler yürütmek
    Bir anlaşmaya varmak amacıyla şartları, fiyatı veya koşulları karşılıklı olarak konuşmak anlamına gelir.

    • Taraflar yeni bir sözleşme için müzakere ediyor.
    • Fiyat konusunda pazarlık yaptılar.
  2. Mahkemede bir davayı görmek veya ele almak
    Hukuk dilinde bir davanın mahkeme tarafından incelenmesi ve duruşmada ele alınması anlamına gelir.

    • Mahkeme davayı gelecek hafta görecek.
    • Dava kamuya açık şekilde görüldü.

Fiilin isim hâli die Verhandlung “müzakere, görüşme” veya hukuk bağlamında “duruşma” anlamına gelir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil: verhandeln
  • Düzenli fiildir.
  • Mastar: verhandeln
  • Şimdiki zaman 3. tekil şahıs: verhandelt
  • Geçmiş zaman ortacı: verhandelt
  • Yardımcı fiil: haben
  • Örnek: Sie haben lange verhandelt.
    “Uzun süre müzakere ettiler.”

ver- ön ekiyle handeln fiilinin birleşmesinden oluşur. handeln “eylemde bulunmak, ticaret yapmak” anlamlarına gelebilir. ver- ön eki burada bir sürecin yürütülmesi veya belirli bir sonuca ulaşılması fikrini katar.

verhandeln ayrılmayan bir fiildir; ön eki cümlede fiilden ayrılmaz.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • aushandeln : Bir anlaşmanın şartlarını müzakere ederek belirlemek anlamındadır. verhandeln genel görüşme sürecini anlatırken, aushandeln özellikle bir sonuca veya anlaşmaya varma vurgusu taşır.
  • sich beraten : Bir konu hakkında görüş alışverişinde bulunmak ve danışmak anlamındadır. Pazarlık anlamı verhandeln kadar güçlü değildir.
  • besprechen : Bir konuyu konuşmak veya ele almak anlamına gelir. verhandeln genellikle karşılıklı çıkarların ve şartların söz konusu olduğu daha resmî bir görüşme için kullanılır.
  • debattieren : Bir konu üzerinde tartışmak ve farklı görüşleri savunmak anlamındadır. Mutlaka bir anlaşmaya varma amacı taşımaz.

Zıt anlamlılar

Doğrudan ve her bağlamda geçerli tek bir zıt anlamlısı yoktur. Bağlama göre şu fiiller karşıt anlam oluşturabilir:

  • ablehnen : Bir teklifi veya talebi reddetmek. Müzakere etmeye veya anlaşmaya yanaşmama durumunu ifade eder.
  • akzeptieren : Bir şartı veya teklifi olduğu gibi kabul etmek. Bu fiil, müzakere sürecinin aksine yeni şartlar üzerinde görüşme yapılmadığını gösterir.
  • beschließen : Görüşme sürecini tamamlayıp karar vermek anlamına gelir; bu nedenle verhandeln fiilinden sonraki aşamayı ifade edebilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • über etwas verhandeln : Bir konu hakkında müzakere etmek
  • mit jemandem verhandeln : Biriyle müzakere etmek
  • einen Vertrag aushandeln : Bir sözleşmenin şartlarını müzakere etmek
  • über den Preis verhandeln : Fiyat konusunda pazarlık etmek
  • mit der Gegenseite verhandeln : Karşı tarafla müzakere etmek
  • vor Gericht verhandeln : Mahkemede dava görmek veya davayı ele almak
  • geheime Verhandlungen führen : Gizli görüşmeler yürütmek

Make “verhandeln” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich verhandle mit dem Kunden über den Preis.verb

Müşteriyle fiyat hakkında pazarlık ediyorum.

Sie verhandeln über einen neuen Vertrag.verb

Onlar yeni bir sözleşme üzerinde müzakere ediyorlar.

Wir verhandeln seit Stunden.verb

Saatlerdir müzakere ediyoruz.

Peter verhandelt über die neuen Vertragskonditionen.verb

Peter yeni sözleşme şartları üzerinde pazarlık yapıyor.

Gestern verhandelten beide Seiten friedlich über eine Lösung des Problems.verb

Dün her iki taraf da sorunun çözümü hakkında barışçıl bir şekilde müzakere etti.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).