verhindern
engellemek · önlemek
Dafür sorgen, dass etwas nicht passiert oder nicht gemacht wird.
Tanım ve anlam
verhindern, bir olayın gerçekleşmesini veya bir kişinin bir şeyi yapmasını önlemek, engellemek demektir. Genellikle istenmeyen bir durumun ya da eylemin gerçekleşmemesini sağlamak için kullanılır.
- Bir olayın gerçekleşmesini engellemek: Kazayı önlemek.
- Bir kişinin bir şeyi yapmasını engellemek: Birinin planını uygulamasına engel olmak.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
Fiil: verhindern ?
Düzenli çekimlenir ve ayrılmayan ver- önekini alır.
- verhindert ? — geniş zaman üçüncü tekil kişi ve geçmiş zaman ortacı
- verhinderte ? — Präteritum
- Perfekt: hat verhindert ?
Fiil, çoğunlukla doğrudan nesne alır: Bir şeyi ya da birinin bir şeyi yapmasını engellemek.
Kelime, “engellemek, güçleştirmek” anlamındaki hindern ? fiilinden türemiştir. Ver- öneki fiile bir sonuca yol açma veya bir durumu oluşturma anlamı katar.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Yakın anlamlılar:
- aufhalten ? — Bir şeyi durdurmak veya geciktirmek anlamına gelir; verhindern gibi tamamen gerçekleşmesini önlemeyebilir.
- vereiteln ? — Özellikle bir planı ya da girişimi boşa çıkarmak için kullanılır; verhindern’den daha güçlü ve belirgin bir başarısızlığa uğratma anlamı taşır.
- unterbinden ? — Bir davranışı veya süregelen faaliyeti durdurmak, kesmek anlamındadır.
- abwenden ? — Özellikle yaklaşan bir tehlikeyi veya olumsuz sonucu savuşturmayı anlatır.
- vermeiden ? — Bir şeyden kaçınmak veya onun gerçekleşmesine yol açmamak demektir; verhindern ise çoğunlukla bir şeyi aktif biçimde engellemeyi vurgular.
Zıt anlamlılar:
- ermöglichen ? — Bir şeyin gerçekleşmesini mümkün kılmak.
- zulassen ? — Bir şeye izin vermek veya olmasına engel olmamak.
- fördern ? — Bir gelişmeyi ya da faaliyeti desteklemek ve ilerlemesine katkıda bulunmak.
Yaygın ifadeler ve eşdizimler
Make “verhindern” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Die Sicherheitsmaßnahmen verhindern einen Einbruch.verb
Güvenlik önlemleri bir hırsızlığı engelliyor.
Er versucht, das Unglück zu verhindern.verb
O, felaketi önlemeye çalışıyor.
Um einen Unfall zu verhindern, fahren wir langsamer.verb
Bir kazayı önlemek için daha yavaş gidiyoruz.
Sie verhindern die Weiterfahrt.verb
Onlar yolculuğun devam etmesini engelliyorlar.
Wir müssen die Verspätung verhindern.verb
Gecikmeyi önlemeliyiz.
Er kann den Unfall verhindern.verb
Kazayı önleyebilir.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad