adjectiveverb

verschuldet

aşırı borçlanmak · borçlu

Tanım ve anlam

verschuldet, bağlama göre iki temel anlama gelen bir sıfat ve verschulden fiilinin Partizip II biçimidir:

  1. Borçlu, borca girmiş: Bir kişinin ya da kurumun borçlarının bulunması.
    Er ist hoch verschuldet. — Çok borçlu.

  2. Kusurlu, sorumlu: Bir olayın meydana gelmesine kendi davranışıyla neden olmuş olma.
    Der Unfall war selbstverschuldet. — Kaza kişinin kendi hatasından kaynaklanmıştı.

Anlam, cümlenin bağlamından anlaşılır: Mali durumdan söz ediliyorsa “borçlu”; bir olayın nedeni veya sorumlusu anlatılıyorsa “kusurlu, sorumlu” anlamındadır.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

Verschuldet, verschulden fiilinin Partizip II biçimidir. Sich verschulden kullanımı “borca girmek” anlamına gelir; etwas verschulden ise “bir şeye neden olmak, bir olayda kusurlu olmak” anlamında kullanılır.

Kelime, “borçlu olmak” anlamındaki Schuld sözcüğüyle bağlantılıdır. Bu sözcük hem mali borcu hem de suç, kusur veya sorumluluğu ifade edebilir.

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Eş anlamlılar bağlama göre değişir:

  • Borç anlamında: schuldenbelastet — borç yükü altında; verschuldet ile benzer, ancak borç yükünü özellikle vurgular.
  • Kusur veya sorumluluk anlamında: verantwortlich — sorumlu; verschuldet olayın kişinin kusurundan kaynaklandığını daha belirgin biçimde anlatabilir.

Karşıt anlamlılar:

  • Borç anlamında: schuldenfrei — borcu olmayan.
  • Kusur anlamında: unverschuldet — kişinin kusuru olmadan gerçekleşen; ayrıca “borçsuz” anlamında da kullanılabilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • hoch verschuldet — çok borçlu
  • privat verschuldet — özel hayatında borçlu
  • selbstverschuldet — kişinin kendi kusurundan kaynaklanan

Make “verschuldet” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Viele Firmen haben sich überschuldet und müssen nun sparen.adjective

Birçok şirket aşırı borçlandı ve şimdi tasarruf etmek zorunda.

Nach dem Hauskauf ist er hoch verschuldet.adjective

Evi satın aldıktan sonra çok borçlu.

Wegen der hohen Miete ist sie verschuldet.adjective

Yüksek kira yüzünden o borçlu.

Seit der teuren Reparatur sind wir verschuldet.adjective

Pahalı tamirden beri borçluyuz.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).