versetzen
tayin etmek
Etwas oder jemanden an einen anderen Ort bringen oder eine Person in eine neue Stellung oder Aufgabe schicken.
Tanım ve anlam
versetzen, bağlama göre birkaç farklı anlama gelen bir fiildir:
-
Birini başka bir yere veya göreve aktarmak:
Bir kişiyi iş yerinde başka bir şubeye, bölüme ya da göreve göndermek.
Die Firma versetzt ihn nach Berlin. — Şirket onu Berlin’e tayin ediyor. -
Bir öğrenciyi üst sınıfa geçirmek:
Öğrencinin bir sonraki sınıfa geçmesini sağlamak. Olumsuz biçimi, sınıfı geçememek anlamına gelir.
Sie wurde in die nächste Klasse versetzt. — Bir üst sınıfa geçirildi. -
Birini bekletmek ya da buluşmaya gelmeyerek ekmek:
Er hat mich versetzt. — Beni bekletti / buluşmaya gelmeyerek beni ekti. -
Bir şeyi belli bir duruma sokmak veya güçlü bir duygu uyandırmak:
Genellikle jemanden in … versetzen yapısında kullanılır.
Die Nachricht versetzte sie in Angst. — Haber onu korkuya sürükledi. -
Bir darbe indirmek:
jemandem einen Schlag versetzen — Birine darbe indirmek. -
Rehin vermek:
Bir eşyayı para karşılığında geçici olarak rehin bırakmak.
Er musste seine Uhr versetzen. — Saatini rehin vermek zorunda kaldı. -
Kendini başka birinin yerine koymak:
Dönüşlü yapıda kullanılır: sich in jemanden hineinversetzen.
Sie kann sich gut in andere hineinversetzen. — Kendini başkalarının yerine kolayca koyabiliyor.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Fiil: versetzen
- Türü: Ayrılmayan önekli fiil. ver- ayrılmaz; örneğin geçmiş zaman ortacı versetzt olur, ge almaz.
- Çekim: versetzte (Präteritum), hat versetzt (Perfekt)
- Fiil çoğunlukla Akkusativ nesne alır: jemanden versetzen, etwas versetzen. Bazı kullanımlarında ek olarak in + Akkusativ görülür: jemanden in Angst versetzen.
- Sözcük, ver- öneki ile setzen (“koymak, yerleştirmek”) fiilinden oluşur. Önek, temel anlamı değiştirerek aktarma, bir duruma sokma veya rehin verme gibi anlamlar kazandırır.
Eş ve karşıt anlamlılar
Eş ve karşıt anlamlar, versetzen fiilinin hangi anlamda kullanıldığına göre değişir:
- Birini başka göreve veya yere aktarmak anlamında: transferieren , umsetzen . Bu fiiller de görev veya yer değişikliğini anlatır; versetzen özellikle bir kurum içindeki tayin ya da görevlendirme için yaygındır. Duruma göre karşıtı belassen (“olduğu yerde bırakmak”) olabilir.
- Öğrenciyi üst sınıfa geçirmek anlamında: befördern (“ilerletmek, yükseltmek”) yakın anlamlıdır; ancak eğitim bağlamında versetzen daha özeldir. Karşıt anlamı nicht versetzen (“üst sınıfa geçirmemek”) şeklinde ifade edilir.
- Buluşmaya gelmeyerek birini ekmek anlamında: sitzen lassen yakın anlamlıdır ve daha gündelik bir söyleyiştir. Doğrudan karşıt ifade erscheinen (“gelmek, hazır bulunmak”) olabilir.
- Birini bir duruma sokmak anlamında: in einen Zustand bringen benzer bir ifadedir; versetzen daha kısa ve kalıplaşmış bir kullanımdır.
- Fiilin bütün anlamları için geçerli tek bir karşıt anlam yoktur.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- jemanden nach Berlin versetzen — Birini Berlin’e tayin etmek
- in die nächste Klasse versetzen — Bir öğrenciyi üst sınıfa geçirmek
- jemanden versetzen — Birini bekletmek veya buluşmaya gelmeyerek ekmek
- jemanden in Erstaunen versetzen — Birini şaşkına çevirmek
- jemandem einen Schlag versetzen — Birine darbe indirmek
- sich in jemanden hineinversetzen — Kendini bir başkasının yerine koymak
Make “versetzen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Die Firma will ihn in ein anderes Büro versetzen.verb
Şirket onu başka bir ofise tayin etmek istiyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad