verteilen
dağıtmak
Etwas an mehrere Personen oder Orte geben, sodass jeder einen Teil bekommt.
Tanım ve anlam
verteilen, bir şeyi birden fazla kişi, yer veya grup arasında paylaştırmak, dağıtmak ya da farklı yerlere yaymak anlamına gelen Almanca bir fiildir.
Başlıca anlamları:
-
Paylaştırmak, dağıtmak
Bir nesneyi veya miktarı birkaç kişi ya da grup arasında bölüştürmek:- Der Lehrer verteilt die Bücher an die Schüler.
Öğretmen kitapları öğrencilere dağıtıyor. - Sie verteilt die Aufgaben im Team.
Görevleri ekip içinde paylaştırıyor.
- Der Lehrer verteilt die Bücher an die Schüler.
-
Yaymak, farklı yerlere dağıtmak
Bir şeyin çeşitli yerlere yayılmasını sağlamak:- Der Wind verteilt die Blätter im Garten.
Rüzgâr yaprakları bahçeye yayıyor. - Die Wärme verteilt sich im Raum.
Isı odaya yayılıyor.
- Der Wind verteilt die Blätter im Garten.
-
Dağılımını düzenlemek, yerleştirmek
İnsanları veya nesneleri belirli yerlere yerleştirmek:- Die Kinder wurden auf mehrere Gruppen verteilt.
Çocuklar birkaç gruba dağıtıldı.
- Die Kinder wurden auf mehrere Gruppen verteilt.
Fiilin dönüşlü biçimi sich verteilen “dağılmak, yayılmak” anlamına gelir.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Fiil: verteilen
- Düzenli fiildir.
- Präsens: ich verteile
- Präteritum: ich verteilte
- Perfekt: ich habe verteilt
- Partizip II: verteilt
- Yardımcı fiil: haben
ver- + teilen kelimelerinden oluşur:
- teilen : bölmek, paylaşmak
- ver- : fiile değişim, farklılaşma veya bir şeyin belirli biçimde gerçekleştirilmesi anlamı katan ön ek
ver- ayrılmayan bir ön ektir. Bu nedenle cümlede fiilden ayrılmaz:
- Ich verteile die Karten.
Kartları dağıtıyorum.
“Dağıtılmak” anlamında edilgen biçimi kullanılır:
- Die Geschenke werden verteilt.
Hediyeler dağıtılıyor.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- austeilen : özellikle kâğıt, yiyecek veya eşya gibi şeyleri tek tek dağıtmak. verteilen kelimesine göre daha somut ve günlük bir kullanımı vardır.
- aufteilen : bir bütünü parçalara veya gruplara bölüştürmek. Paylaştırma ve bölme anlamı daha belirgindir.
- verstreuen : tohum, kum, yaprak gibi küçük parçaları geniş bir alana saçmak veya serpiştirmek. Düzenli paylaştırmadan çok yayma anlamı taşır.
- ausbreiten : bir şeyi geniş bir alana yaymak veya açmak. verteilen gibi kişi ve gruplar arasında paylaştırma anlamı taşımaz.
- zuweisen : bir kişiye görev, sorumluluk, yer veya kaynak tahsis etmek. Dağıtılan şeyin belirli bir kişiye atanması vurgulanır.
Zıt anlamlılar
Anlama göre farklı zıt anlamlılar kullanılabilir:
- sammeln : farklı şeyleri bir araya toplamak. Dağıtmanın tersidir.
- einsammeln : daha önce dağıtılmış veya yayılmış şeyleri geri toplamak.
- zusammenlegen : ayrı parçaları veya miktarları bir araya getirmek.
- behalten : bir şeyi başkalarına vermeyip elinde tutmak. Özellikle eşya veya kaynak dağıtma anlamının karşıtıdır.
- konzentrieren : bir şeyi farklı yerlere dağıtmak yerine tek bir yerde veya noktada yoğunlaştırmak.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- Aufgaben verteilen : görevleri dağıtmak veya paylaştırmak
- Arbeit verteilen : işi paylaştırmak
- die Karten verteilen : kartları dağıtmak
- Flyer verteilen : el ilanları dağıtmak
- Geschenke verteilen : hediyeler dağıtmak
- etwas gleichmäßig verteilen : bir şeyi eşit veya dengeli biçimde dağıtmak
- sich im Raum verteilen : odaya veya alana dağılmak
- Kosten verteilen : masrafları paylaştırmak
- die Last auf mehrere Personen verteilen : yükü birkaç kişi arasında bölüştürmek
Make “verteilen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er verteilt Geschenke an Kinder.verb
O, çocuklara hediyeler dağıtıyor.
Wir verteilen Geschenke an Kinder.verb
Çocuklara hediyeler dağıtıyoruz.
Wir verteilen die Flyer in der Stadt.verb
Şehirde broşürleri dağıtıyoruz.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad