verb

verteilen

dağıtmak

Etwas an mehrere Personen oder Orte geben, sodass jeder einen Teil bekommt.

Tanım ve anlam

verteilen, bir şeyi birden fazla kişi, yer veya grup arasında paylaştırmak, dağıtmak ya da farklı yerlere yaymak anlamına gelen Almanca bir fiildir.

Başlıca anlamları:

  1. Paylaştırmak, dağıtmak
    Bir nesneyi veya miktarı birkaç kişi ya da grup arasında bölüştürmek:

    • Der Lehrer verteilt die Bücher an die Schüler.
      Öğretmen kitapları öğrencilere dağıtıyor.
    • Sie verteilt die Aufgaben im Team.
      Görevleri ekip içinde paylaştırıyor.
  2. Yaymak, farklı yerlere dağıtmak
    Bir şeyin çeşitli yerlere yayılmasını sağlamak:

    • Der Wind verteilt die Blätter im Garten.
      Rüzgâr yaprakları bahçeye yayıyor.
    • Die Wärme verteilt sich im Raum.
      Isı odaya yayılıyor.
  3. Dağılımını düzenlemek, yerleştirmek
    İnsanları veya nesneleri belirli yerlere yerleştirmek:

    • Die Kinder wurden auf mehrere Gruppen verteilt.
      Çocuklar birkaç gruba dağıtıldı.

Fiilin dönüşlü biçimi sich verteilen “dağılmak, yayılmak” anlamına gelir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil: verteilen
  • Düzenli fiildir.
  • Präsens: ich verteile
  • Präteritum: ich verteilte
  • Perfekt: ich habe verteilt
  • Partizip II: verteilt
  • Yardımcı fiil: haben

ver- + teilen kelimelerinden oluşur:

  • teilen : bölmek, paylaşmak
  • ver- : fiile değişim, farklılaşma veya bir şeyin belirli biçimde gerçekleştirilmesi anlamı katan ön ek

ver- ayrılmayan bir ön ektir. Bu nedenle cümlede fiilden ayrılmaz:

  • Ich verteile die Karten.
    Kartları dağıtıyorum.

“Dağıtılmak” anlamında edilgen biçimi kullanılır:

  • Die Geschenke werden verteilt.
    Hediyeler dağıtılıyor.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • austeilen : özellikle kâğıt, yiyecek veya eşya gibi şeyleri tek tek dağıtmak. verteilen kelimesine göre daha somut ve günlük bir kullanımı vardır.
  • aufteilen : bir bütünü parçalara veya gruplara bölüştürmek. Paylaştırma ve bölme anlamı daha belirgindir.
  • verstreuen : tohum, kum, yaprak gibi küçük parçaları geniş bir alana saçmak veya serpiştirmek. Düzenli paylaştırmadan çok yayma anlamı taşır.
  • ausbreiten : bir şeyi geniş bir alana yaymak veya açmak. verteilen gibi kişi ve gruplar arasında paylaştırma anlamı taşımaz.
  • zuweisen : bir kişiye görev, sorumluluk, yer veya kaynak tahsis etmek. Dağıtılan şeyin belirli bir kişiye atanması vurgulanır.

Zıt anlamlılar

Anlama göre farklı zıt anlamlılar kullanılabilir:

  • sammeln : farklı şeyleri bir araya toplamak. Dağıtmanın tersidir.
  • einsammeln : daha önce dağıtılmış veya yayılmış şeyleri geri toplamak.
  • zusammenlegen : ayrı parçaları veya miktarları bir araya getirmek.
  • behalten : bir şeyi başkalarına vermeyip elinde tutmak. Özellikle eşya veya kaynak dağıtma anlamının karşıtıdır.
  • konzentrieren : bir şeyi farklı yerlere dağıtmak yerine tek bir yerde veya noktada yoğunlaştırmak.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • Aufgaben verteilen : görevleri dağıtmak veya paylaştırmak
  • Arbeit verteilen : işi paylaştırmak
  • die Karten verteilen : kartları dağıtmak
  • Flyer verteilen : el ilanları dağıtmak
  • Geschenke verteilen : hediyeler dağıtmak
  • etwas gleichmäßig verteilen : bir şeyi eşit veya dengeli biçimde dağıtmak
  • sich im Raum verteilen : odaya veya alana dağılmak
  • Kosten verteilen : masrafları paylaştırmak
  • die Last auf mehrere Personen verteilen : yükü birkaç kişi arasında bölüştürmek

Make “verteilen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er verteilt Geschenke an Kinder.verb

O, çocuklara hediyeler dağıtıyor.

Wir verteilen Geschenke an Kinder.verb

Çocuklara hediyeler dağıtıyoruz.

Wir verteilen die Flyer in der Stadt.verb

Şehirde broşürleri dağıtıyoruz.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).