adjectiveverb

vertreten

temsil · temsil etmek · savunmak

Für jemand anderen sprechen oder handeln, weil diese Person nicht da ist oder etwas nicht selbst machen kann.

Tanım ve anlam

vertreten, bağlama göre birkaç anlama gelen, çoğunlukla geçişli kullanılan bir fiildir:

  1. Birini veya bir kurumu temsil etmek; onun adına hareket etmek:
    Die Anwältin vertritt ihren Mandanten. — Avukat, müvekkilini temsil ediyor.
    jemanden vertreten

  2. Birinin yerine görev yapmak:
    Er vertritt seine Kollegin. — İş arkadaşının yerine çalışıyor/görev yapıyor.
    Bu kullanımda kişi, geçici olarak başkasının görevini üstlenir.

  3. Bir görüşü, düşünceyi veya tutumu savunmak, benimsemek:
    Sie vertritt eine klare Meinung. — Net bir görüşü savunuyor.
    eine Meinung vertreten

  4. Bir alanda veya kurumda temsil edilmek, yer almak:
    Diese Partei ist im Parlament stark vertreten. — Bu parti parlamentoda güçlü biçimde temsil ediliyor.

  5. Dönüşlü kullanımda ayağını burkmak veya incitmek:
    Ich habe mich vertreten. — Ayağımı burktum/incittim.
    sich vertreten ayrıca sich die Beine vertreten kalıbında “kısa bir yürüyüş yapıp bacakları açmak” anlamına gelir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Düzensiz ve ayrılmayan önekli fiil. ver- öneki vurgusuzdur ve çekimde fiilden ayrılmaz.
  • Temel çekimleri: vertritt — şimdiki zaman, üçüncü tekil kişi; vertrat — Präteritum; hat vertreten — Perfekt.
  • Yardımcı fiil: Perfekt zamanında haben kullanılır.
  • Köken: ver- öneki ile “adım atmak” anlamındaki treten fiilinden oluşur. “Birinin yerine geçmek” ve oradan “onu temsil etmek” anlamları gelişmiştir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Anlamına göre yakın karşılıklar değişir:

  • temsil etmek: repräsentieren , repräsentieren daha çok resmî veya kamusal temsili vurgular; vertreten ise birinin adına hareket etmeyi de anlatabilir.
  • Birinin yerine görev yapmak: einspringen [?](vocabuo://word/einspringen], geçici olarak devreye girme anlamındadır; ersetzen [?](vocabuo://word/ersetzen] ise birinin ya da şeyin yerini alma anlamına gelir ve her zaman geçici değildir.
  • Bir görüşü savunmak: befürworten [?](vocabuo://word/befürworten] bir görüşü desteklemek anlamına gelir; verfechten [?](vocabuo://word/verfechten] ise onu daha güçlü biçimde savunmayı ifade eder.

vertreten için bütün anlamlarda geçerli tek bir zıt anlamlı yoktur. Görüş savunma anlamında, bağlama göre ablehnen (“reddetmek”) veya widersprechen (“karşı çıkmak”) karşıtlık oluşturabilir. Birinin yerine görev yapma anlamının ise doğrudan ve genel bir zıt anlamlısı bulunmaz.

Yaygın ifadeler ve kullanımlar

  • jemanden vor Gericht vertreten — birini mahkemede temsil etmek
  • eine Position vertreten — bir tutumu/görüşü savunmak
  • jemanden am Arbeitsplatz vertreten — iş yerinde birinin yerine görev yapmak
  • in einem Gremium vertreten sein — bir kurulda temsil edilmek
  • sich die Beine vertreten — kısa bir yürüyüş yapıp bacakları açmak

Make “vertreten” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er vertritt heute den Chef.verb

Bugün patronu temsil ediyor.

Sie vertritt ihn bei der Besprechung.verb

Toplantıda onu temsil ediyor.

Wir vertreten hier eine wichtige Position.verb

Burada önemli bir pozisyonu savunuyoruz.

Sie vertritt mich während meiner Abwesenheit.verb

O, yokluğumda beni temsil ediyor.

Wir vertreten die Firma bei der Konferenz.verb

Konferansta firmayı temsil ediyoruz.

Er vertritt den Direktor bei der Konferenz.verb

Konferansta müdürü temsil ediyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).