verursachen
neden olmak
Etwas tun, das dazu führt, dass etwas anderes passiert.
Tanım ve anlam
verursachen: Bir şeyin meydana gelmesine sebep olmak, yol açmak veya bir sonucu doğurmak anlamına gelir. Türkçeye bağlama göre neden olmak, sebep olmak, yol açmak ya da oluşturmak şeklinde çevrilebilir.
Başlıca kullanımları:
-
Bir olayın veya durumun meydana gelmesine neden olmak
- Der Unfall verursachte einen großen Stau.
Büyük trafik kazası büyük bir trafik sıkışıklığına neden oldu.
- Der Unfall verursachte einen großen Stau.
-
Zarar, masraf veya sorun oluşturmak
- Die Reparatur verursacht hohe Kosten.
Onarım yüksek masraflara yol açıyor. - Rauchen kann schwere Krankheiten verursachen.
Sigara ciddi hastalıklara neden olabilir.
- Die Reparatur verursacht hohe Kosten.
-
Duygusal veya fiziksel bir etki yaratmak
- Die Nachricht verursachte große Unruhe.
Haber büyük bir huzursuzluğa yol açtı.
- Die Nachricht verursachte große Unruhe.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Kelime türü: Fiil
- Fiil türü: Düzenli fiil
- Ayrılabilirlik: Ayrılamayan fiildir. ver- ön eki nedeniyle cümlede fiilden ayrılmaz.
- Präsens: ich verursache, du verursachst, er/sie/es verursacht
- Präteritum: verursachte
- Partizip II: verursacht
- Perfekt: hat verursacht
- Kullanım: Genellikle bir nesneyle kullanılır:
etwas verursacht etwas — bir şey başka bir şeye neden olur.
Kelime, die Ursache “neden, sebep” sözcüğüyle bağlantılıdır. ver- ön ekiyle oluşturulmuş ve temel olarak “bir neden meydana getirmek” anlamını taşır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- bewirken : Bir sonucu bilinçli veya doğrudan biçimde meydana getirmek. verursachen sözcüğünden biraz daha resmî ve nötr olabilir.
- auslösen : Özellikle bir olayı, tepkiyi veya süreci tetiklemek. Ani başlangıçlar için sık kullanılır.
- hervorrufen : Bir tepkiye, duyguya veya belirtiye yol açmak. Genellikle daha resmî bir kullanımdır.
- zur Folge haben : Bir sonucu olmak veya beraberinde getirmek. Fiil yerine kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir.
- führen zu : Bir sonuca yol açmak. Sonucun yönünü vurgular ve ardından çoğunlukla zu ile isim gelir.
Zıt anlamlılar
- verhindern : Bir olayın gerçekleşmesini engellemek.
- vermeiden : Bir durumun ortaya çıkmasına bilinçli olarak engel olmak veya ondan uzak durmak.
- beseitigen : Ortaya çıkmış bir sorunu veya olumsuz durumu ortadan kaldırmak.
Bu zıt anlamlılar, verursachen sözcüğünün “bir şeyi ortaya çıkarmak” anlamına karşılık, bir şeyin ortaya çıkmasını önleme veya mevcut bir durumu ortadan kaldırma fikrini ifade eder.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- Kosten verursachen : Masraf çıkarmak
- Schaden verursachen : Zarar vermek, hasara yol açmak
- Probleme verursachen : Sorunlara neden olmak
- einen Unfall verursachen : Kazaya neden olmak
- Schmerzen verursachen : Ağrıya neden olmak
- eine Reaktion verursachen : Bir tepkiye yol açmak
- Umweltschäden verursachen : Çevre zararına yol açmak
- zusätzliche Arbeit verursachen : Ek iş çıkarmak
Make “verursachen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Rauchen kann Krebs verursachen.verb
Sigara içmek kansere neden olabilir.
Die falsche Bedienung verursacht einen Fehler im System.verb
Yanlış kullanım sistemde bir hataya neden olur.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad