otherother

vorgehalten

tutmak

Tanım ve anlam

vorgehalten, vorhalten fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Kullanıldığı bağlama göre şu anlamlara gelir:

  • Bir şeyi birinin önünde tutmak veya uzatmak: Bir nesneyi başka birine gösterecek ya da verecek şekilde önünde tutmak.
  • Bir şeyi birine sitem veya suçlama olarak dile getirmek: Bir kişinin geçmişte yaptığı bir şeyi ona karşı kullanmak, başına kakmak.
    Örnek: Sie hat ihm seine Fehler vorgehalten. — Hatalarını onun başına kakmış.
  • Bir şeyi hazır bulundurmak veya sağlamak: Gerektiğinde kullanılabilmesi için bir kaynağı ya da malzemeyi elde tutmak.
    Örnek: Für den Notfall werden zusätzliche Geräte vorgehalten. — Acil durum için ek cihazlar hazır bulunduruluyor.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

vorgehalten, ayrılabilen vorhalten fiilinin Partizip II biçimidir. Fiil, vor (“önünde, hazırda”) ve halten (“tutmak”) unsurlarından oluşur. Temel çekimi şöyledir: vorhalten – hielt vor – hat vorgehalten.

Birleşik zamanlarda genellikle haben yardımcı fiiliyle kullanılır. Sıfat gibi de görev yapabilir; örneğin bir şeyin hazır bulundurulduğunu anlatabilir. Hangi anlamın kastedildiği cümledeki bağlama bağlıdır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar, vorgehalten sözcüğünün hangi anlamda kullanıldığına göre değişir:

  • Bir şeyi birine sitem olarak dile getirme anlamında: vorwerfen (“suçlamak, başına kakmak”) ve anlasten (“bir kusur ya da sorumluluk yüklemek”). vorwerfen, açık bir suçlama veya eleştiri anlamına daha yakındır; vorhalten ise çoğu zaman geçmişteki belirli bir davranışı hatırlatmayı vurgular.
  • Bir şeyi hazır bulundurma anlamında: bereithalten (“kullanıma hazır tutmak”) yakın anlamlıdır. vorgehalten, bu anlamda bir kaynağın veya malzemenin belirli bir ihtiyaç için mevcut tutulmasını anlatabilir.

Zıt anlamlar da bağlama bağlıdır:

  • Sitem veya suçlama anlamında: loben (“övmek”) karşıt bir tutum ifade eder; ancak doğrudan sözlük anlamında tam zıt değildir.
  • Bir şeyi hazır bulundurma anlamında tek ve yerleşik bir zıt anlamlısı yoktur.

Yaygın kalıplar ve birliktelikler

  • jemandem etwas vorhalten — bir şeyi birinin başına kakmak veya sitem olarak dile getirmek
  • jemandem einen Fehler vorhalten — bir hatayı birinin yüzüne vurmak
  • Geräte vorhalten — cihazları hazır bulundurmak
  • für den Notfall etwas vorhalten — acil durum için bir şeyi hazır tutmak

Make “vorgehalten” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er hat mir den Spiegel vorgehalten.other

O bana ayna tuttu.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).