verb

vorhalten

başına kakmak

Tanım ve anlam

vorhalten, bağlama göre birkaç farklı anlama gelen, ayrılabilen bir Almanca fiildir:

  1. Bir şeyi birinin önünde tutmak veya göstermek:
    Bir nesneyi birine göstermek ya da onun önünde tutmak anlamına gelir.
    Er hielt mir das Foto vor. — Fotoğrafı bana gösterdi.

  2. Hazır bulundurmak, stokta tutmak:
    İhtiyaç duyulduğunda kullanılabilmesi için bir şeyi elde bulundurmak demektir.
    Das Krankenhaus hält genügend Medikamente vor. — Hastane yeterli miktarda ilaç hazır bulunduruyor.

  3. Bir şeyi birine sitem veya suçlama olarak söylemek:
    Genellikle birine bir şeyi yüzüne vurmak anlamındadır. Bu kullanımda kişi datif, dile getirilen şey akuzatif olur: jemandem etwas vorhalten.
    Sie hielt ihm seine Fehler vor. — Hatalarını onun yüzüne vurdu.

  4. Sürmek, etkisini devam ettirmek:
    Daha çok bir etkinin veya sonucun devam etmesi için kullanılır. Bu anlamda fiil ayrılabilir olsa da cümlede tek başına kullanılır.
    Die Wirkung hielt lange vor. — Etkisi uzun süre devam etti.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

vorhalten, vor- (“önünde, önde”) ve halten (“tutmak”) bileşenlerinden oluşur. Ayrılabilen bir fiildir: Ich halte etwas vor; yan cümlede ise …, weil ich etwas vorhalte biçiminde yazılır.

Temel çekimleri: hält vor, hielt vor, hat vorgehalten. “Sürmek, devam etmek” anlamında da geçmiş zaman ve perfekt biçimleri hielt vor ve hat vorgehalten şeklindedir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlıları, vorhalten fiilinin hangi anlamda kullanıldığına göre değişir:

  • zeigen — “Göstermek” anlamına gelir; bir şeyi birinin önünde tutma unsurunu özellikle vurgulamaz.
  • bereithalten — “Hazır bulundurmak” demektir; gösterme veya sitem etme anlamı taşımaz.
  • vorwerfen — “Suçlamak, bir şeyi birinin yüzüne vurmak” anlamında yakın bir eş anlamlıdır. vorhalten çoğu zaman geçmiş bir davranışı veya hatayı hatırlatırken vorwerfen daha doğrudan bir suçlama ifade edebilir.
  • andauern — “Devam etmek, sürmek” anlamında kullanılır; yalnızca fiilin bir etki veya durumun sürmesi anlamına yakındır.

Fiilin bütün anlamlarına uyan tek bir zıt anlamlı yoktur. “Hazır bulundurmak” anlamındaki vorhalten için aufbrauchen (“tüketip bitirmek”) bağlama göre karşıtlık oluşturabilir. Sitem etme anlamında ise verzeihen (“affetmek”) belirli bağlamlarda karşıt bir tutumu anlatabilir.

Yaygın ifadeler ve birlikte kullanımlar

  • jemandem einen Fehler vorhalten — birinin hatasını yüzüne vurmak
  • jemandem etwas vorhalten — birine bir şeyi sitem veya suçlama olarak söylemek
  • Vorräte vorhalten — stokları hazır bulundurmak
  • genügend Personal vorhalten — yeterli personeli hazır bulundurmak
  • lange vorhalten — uzun süre devam etmek veya etkisini sürdürmek

Make “vorhalten” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sie hält ihm ständig seine Fehler vor.verb

O, onun hatalarını sürekli başına kakıyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).