adjectiveadverb

vorwiegend

ağırlıklı olarak

Meistens oder zum größten Teil.

Tanım ve anlam

vorwiegend; “ağırlıklı olarak”, “çoğunlukla”, “büyük ölçüde” veya “esas olarak” anlamına gelir. Bir şeyin tamamını değil, en büyük ya da baskın bölümünü ifade eder.

  • Die Teilnehmer sind vorwiegend junge Menschen.
    Katılımcılar ağırlıklı olarak genç insanlardan oluşuyor.
  • Das Land lebt vorwiegend von der Landwirtschaft.
    Ülke esas olarak tarımla geçiniyor.
  • Vorwiegend im Sommer kommen viele Touristen.
    Çok sayıda turist çoğunlukla yaz aylarında gelir.

vorwiegend, “tamamen” anlamındaki ausschließlich kelimesinden daha zayıf bir anlam taşır; yalnızca baskın çoğunluğu belirtir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

vorwiegend hem sıfat hem de zarf olarak kullanılabilir.

  • Zarf olarak: Fiili veya tüm cümleyi niteler ve değişmez.
    Die Gruppe besteht vorwiegend aus Studenten.
    Grup çoğunlukla öğrencilerden oluşuyor.
  • Sıfat olarak: Bir ismin önünde kullanılabilir ve sıfat çekimine girer.
    die vorwiegende Meinung
    baskın görüş

Kelime, “öne çıkmak, ağır basmak” anlamındaki vorwiegen fiilinden türemiştir:

  • vor- : önce, önde
  • wiegen : tartmak; mecaz olarak ağırlık taşımak

Bu nedenle temel anlamı “ağırlık bakımından öne çıkmak” fikrine dayanır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • überwiegend : “çoğunlukla, büyük ölçüde”. vorwiegend ile neredeyse aynı anlamdadır; özellikle yazılı ve resmî dilde sık görülür.
  • hauptsächlich : “esas olarak, başlıca”. Ana unsuru veya temel nedeni vurgular.
  • größtenteils : “büyük ölçüde, çoğunlukla”. Bir bütünün büyük kısmını belirtir.
  • meistens : “çoğu zaman, genellikle”. Daha çok zaman veya tekrar sıklığı için kullanılır; vorwiegend ise bir grubun ya da içeriğin baskın bölümünü anlatır.
  • primär : “öncelikle, birincil olarak”. Öncelik veya temel amaç vurgusu taşır; her zaman sayısal çoğunluk anlamına gelmez.

Zıt anlamlılar

Bağlama göre şu kelimeler karşıt anlam oluşturabilir:

  • untergeordnet : “ikincil, tali”; baskın veya temel olmayan şeyi ifade eder.
  • nebensächlich : “önemsiz, ikincil”; ana unsurun karşıtıdır.
  • gleichmäßig : “eşit, dengeli biçimde”; herhangi bir bölümün diğerlerinden belirgin şekilde baskın olmadığını anlatır.
  • ausschließlich : “münhasıran, yalnızca”; vorwiegend “çoğunlukla” demekken, bu kelime istisna bırakmadan “tamamen” anlamına gelir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • vorwiegend aus etwas bestehen : bir şeyden çoğunlukla oluşmak
    Das Gericht besteht vorwiegend aus Gemüse.
    Yemek çoğunlukla sebzeden oluşuyor.

  • vorwiegend junge Menschen : çoğunlukla genç insanlar

  • vorwiegend beruflich : ağırlıklı olarak mesleki açıdan / iş amacıyla

  • vorwiegend in Städten : çoğunlukla şehirlerde

  • vorwiegend im Sommer : çoğunlukla yaz aylarında

Make “vorwiegend” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Das Publikum besteht vorwiegend aus Jugendlichen.adverb

Seyirci kitlesi ağırlıklı olarak gençlerden oluşuyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).