verbverb

wahren

korumak

Tanım ve anlam

wahren, bir şeyi korumak, gözetmek veya bozulmadan sürdürmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle haklar, çıkarlar, mesafe ya da gizlilik gibi şeylerle kullanılır.

  • Bir hakkı veya çıkarı korumak: Bir kişinin ya da grubun haklarını ve çıkarlarını savunmak.
  • Bir durumu veya ölçüyü sürdürmek: Örneğin mesafeyi korumak, belli bir tutumu sürdürmek.
  • Bir şeyi gözetmek: Gizliliğe ya da biçimsel kurallara uymak.
  • Bazı kalıplarda, bir durumu veya itibarı korumak anlamına gelir; örneğin “itibarını kurtarmak”.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Düzenli ve geçişsiz değil, geçişli bir fiildir; genellikle doğrudan nesne alır. Çekimi şöyledir: wahren – wahrte – hat gewahrt . Ayrılmayan bir fiildir.

Wahr (“doğru”, “gerçek”) sözcüğüyle tarihsel bağlantısı vardır. Ancak wahren, günümüzde “doğruyu söylemek” anlamında kullanılmaz; temel anlamı korumak veya gözetmektir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Bağlama göre yakın anlamlıları:

  • bewahren : Bir şeyi koruyup muhafaza etmek anlamı daha belirgindir; wahren ise hak, çıkar veya mesafe gibi bir şeyi gözetme bağlamlarında sık kullanılır.
  • schützen : Zarar veya tehlikeye karşı korumayı vurgular.
  • aufrechterhalten : Bir durumu sürdürmek ya da devam ettirmek anlamına gelir; wahren kadar “hakları gözetme” çağrışımı taşımaz.
  • verteidigen : Bir şeyi saldırıya veya itiraza karşı savunmayı vurgular.

Bağlama göre zıt anlamlıları:

  • verletzen : Özellikle hakları ihlal etmek veya bir kuralı çiğnemek.
  • missachten : Bir şeyi dikkate almamak ya da gözetmemek.
  • aufgeben : Bir haktan veya iddiadan vazgeçmek.
  • preisgeben : Gizli tutulması gereken bir şeyi açığa vurmak.

Yaygın kalıplar ve birlikte kullanımlar

  • Rechte wahren : hakları korumak
  • Interessen wahren : çıkarları gözetmek
  • Abstand wahren : mesafeyi korumak
  • Stillschweigen wahren : sessiz kalmak, gizliliği korumak
  • sein Gesicht wahren : itibarını korumak, yüzünü kurtarmak

Make “wahren” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er versucht, immer die Freundschaft zu wahren.verb

O, her zaman dostluğu korumaya çalışıyor.

Man muss Vertrauen wahren, um gute Beziehungen zu haben.verb

İyi ilişkiler kurmak için güveni korumak gerekir.

Viele Menschen versuchen, in schwierigen Situationen Ruhe zu wahren.verb

Birçok insan zor durumlarda sakinliği korumaya çalışır.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).