nounnoun

der Zeuge, -n

tanık · şahit

Eine Person, die etwas gesehen oder erlebt hat und darüber berichten kann.

Almanca "Zeuge" kelimesi "tanık" anlamına gelen bir isimdir. Hukuki ve genel bağlamda bir olay veya durumu izleyen ve bunu ifadesiyle doğrulayabilen kişi anlamına gelir. Dişil formu "Zeugin"dir ve kadın tanıklar için kullanılır. Benzer anlamda kullanılan Almanca kelimeler arasında "Augenzeuge" (görgü tanığı), "Zeitzeuge" (zaman tanığı, tarihi olayları yaşamış kimse) ve "Zeugnisgeber" (şikayetçi veya tanık olan kişi) yer alır.

Make “Zeuge” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich bin Zeuge des Vorfalls.noun

Olayın tanığıyım.

Der Zeuge sagt vor Gericht aus.noun

Tanık mahkemede ifade veriyor.

Als Zeuge muss er vor Gericht aussagen.noun

O, mahkemede tanık olarak ifade vermek zorunda.

Der Zeuge macht eine Aussage bei der Polizei.noun

Şahit polise bir ifade veriyor.

Ein Zeuge hat das Geschehen beobachtet.noun

Bir tanık olanları gözlemledi.

Im Prozess hat der Zeuge ausgesagt.noun

Duruşmada tanık ifade verdi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).