verb

ziehen

giymek · çekmek

Es bedeutet, etwas oder jemanden mit Kraft in eine bestimmte Richtung zu bewegen oder sich selbst von einem Ort zum anderen zu bewegen.

Anlam ve kullanım

ziehen, Almancada bağlama göre birden fazla anlama gelen düzensiz bir fiildir:

  1. Çekmek

    • Bir nesneyi kendine veya belirli bir yöne doğru hareket ettirmek.
    • Er zieht den Koffer. — Valizi çekiyor.
    • Sie zieht an der Tür. — Kapıyı çekiyor.
  2. Taşınmak

    • Bir evden veya şehirden başka bir yere yerleşmek.
    • Wir ziehen nächsten Monat nach Berlin. — Gelecek ay Berlin’e taşınıyoruz.
    • Bu anlamda genellikle yön bildiren ifadelerle kullanılır: nach Berlin ziehen veya in eine neue Wohnung ziehen.
  3. Göç etmek / bir yere doğru ilerlemek

    • İnsanların, hayvanların veya grupların topluca bir yere gitmesi.
    • Die Vögel ziehen im Herbst nach Süden. — Kuşlar sonbaharda güneye göç eder.
    • Die Demonstranten ziehen durch die Stadt. — Göstericiler şehir boyunca ilerliyor.
  4. Bir şeyi çizmek veya oluşturmak

    • Çizgi çizmek ya da bir çizgiyi uzatmak.
    • Er zieht eine Linie. — Bir çizgi çiziyor.
    • Sie zieht einen Kreis. — Bir daire çiziyor.
  5. Bir şeyi sürüklemek

    • Bir nesneyi yerde veya arkasından hareket ettirmek.
    • Das Pferd zieht den Wagen. — At arabayı çekiyor.
  6. Dikkat çekmek veya sonuç doğurmak

    • Soyut anlamda bir etki oluşturmak.
    • Die Entscheidung zieht Konsequenzen nach sich. — Karar sonuçlar doğurur.
    • Der Fall zieht viel Aufmerksamkeit auf sich. — Dava çok dikkat çekiyor.
  7. Sürmek, zaman almak

    • Özellikle sich ziehen yapısında bir olayın uzun sürmesi.
    • Die Verhandlungen ziehen sich in die Länge. — Görüşmeler uzayıp gidiyor.
    • Der Prozess hat sich über Monate gezogen. — Süreç aylarca sürdü.
  8. Duman veya hava akımının hareket etmesi

    • Der Rauch zieht durch das Fenster. — Duman pencereden içeri süzülüyor.
    • Es zieht. — Cereyan var.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

ziehen, düzensiz ve kök değiştiren bir fiildir.

  • Mastar: ziehen
  • Şimdiki zaman üçüncü tekil şahıs: zieht
  • Präteritum: zog
  • Partizip II: gezogen
  • Yardımcı fiil: Anlama göre haben veya sein

Örnek çekim:

  • ich ziehe — çekiyorum
  • du ziehst — çekiyorsun
  • er zieht — çekiyor
  • ich zog — çektim
  • ich habe gezogen — çektim
  • ich bin nach München gezogen — Münih’e taşındım

Hareketin veya konum değişikliğinin vurgulandığı kullanımlarda genellikle sein , nesne üzerinde yapılan eylemlerde ise haben kullanılır.

Kelime, Eski Yüksek Almancadaki ziohan fiiline dayanır. Temel anlamı “çekmek”tir; “taşınmak”, “göç etmek” ve “bir şeyi uzatmak” gibi anlamlar bu temel anlamdan gelişmiştir.

Fiil, birçok birleşik fiilin parçasıdır:

  • anziehen — giymek; çekmek
  • ausziehen — çıkarmak; taşınmak
  • umziehen — taşınmak; üzerini değiştirmek
  • einziehen — içeri çekmek; bir eve taşınmak
  • wegziehen — uzaklaşmak; başka yere taşınmak

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • heranziehen — bir şeyi kendine doğru çekmek. ziehen fiilinden farklı olarak hareketin konuşana veya belirli bir noktaya doğru olduğunu vurgular.
  • schleppen — ağır veya zor bir şeyi sürüklemek. Genellikle zahmet ve ağırlık anlamı taşır.
  • zerren — sertçe, zorlayarak veya çekiştirerek çekmek. ziehen fiiline göre daha güçlü ve kaba bir harekettir.
  • umziehen — özellikle ev değiştirmek anlamında “taşınmak”. Genel ziehen fiilinden daha özeldir.
  • wandern — yürüyerek dolaşmak veya göç etmek. ziehen gibi bir yerden başka yere gitmeyi ifade edebilir, ancak çekme anlamı yoktur.
  • zeichnen — çizmek. ziehen ile “çizgi çekmek” anlamında örtüşebilir; fakat genel olarak çizim yapmayı ifade eder.

Zıt anlamlılar

  • schieben — itmek. ziehen bir nesneyi kendine veya arkasına doğru hareket ettirirken schieben nesneyi öne doğru iter.
  • halten — tutmak, durdurmak. ziehen hareket ettirmeyi, halten ise hareketi durdurmayı veya sabit tutmayı anlatır.
  • bleiben — kalmak. “Taşınmak” anlamındaki ziehen fiilinin karşıtıdır.
  • zurückbleiben — geride kalmak. Bir grubun veya hareketin ilerlemesi anlamındaki ziehen fiiline karşıt olabilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • an etwas ziehen — bir şeyi çekmek
    an der Tür ziehen — kapıyı çekmek

  • einen Koffer ziehen — valiz çekmek

  • nach Berlin ziehen — Berlin’e taşınmak

  • in eine Wohnung ziehen — bir eve taşınmak

  • aus einer Wohnung ausziehen — bir evden taşınmak

  • die Vorhänge ziehen — perdeleri çekmek

  • eine Linie ziehen — çizgi çizmek

  • Konsequenzen nach sich ziehen — sonuçlar doğurmak

  • Aufmerksamkeit auf sich ziehen — dikkat çekmek

  • sich in die Länge ziehen — uzayıp gitmek, gereğinden uzun sürmek

  • den Schluss daraus ziehen — bundan sonuç çıkarmak

  • am selben Strang ziehen — aynı amaç doğrultusunda birlikte hareket etmek

Make “ziehen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich ziehe meine Jacke an.verb

Ben ceketimi giyiyorum.

Du ziehst an der Tür, um sie zu öffnen.verb

Kapıyı açmak için onu çekiyorsun.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).