zumuten
beklemek · yüklenmek · yüklemek · istemek
Von jemandem verlangen, dass er etwas Schwieriges oder Unangenehmes macht oder aushält.
Almanca "zumuten" fiili, "birinden bir şeyi beklemek veya talep etmek" anlamına gelir; özellikle kişinin güçlüklere, zahmete veya rahatsızlıklara katlanmasını istemek bağlamında kullanılır. Kelime, "zu" (yangın gibi bir yöne işaret eden ön ek) ile "muten" (tahmin etmek, sanmak anlamında eski bir fiil kökü) birleşiminden oluşur.
Benzer kelimeler arasında:
- "antun" (yapmak, etmek - olumsuz durumlara ilişkin),
- "zumutbar sein" (hoş görülebilir, makul karşılanabilir olmak)
bulunur. "Zumuten", karşı tarafa güçlük çıkaracak veya hoş olmayan durumlar için beklenti ifade ederken özelikle istenmeyen veya beklenmeyen durumlar için kullanılır. Örneğin: "Das kannst du ihm nicht zumuten." (Bunu ona yapmasını bekleyemezsin/kabullenemezsin.)
Make “zumuten” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Du kannst ihm das nicht zumuten.verb
Ona bunu yapmasını bekleyemezsin.
Du solltest dir nicht zu viel zumuten.verb
Kendine fazla yüklenmemelisin.
Man darf Kindern so viel Arbeit nicht zumuten.verb
Çocuklara bu kadar işi yüklemek doğru değildir.
Wir dürfen ihm so etwas nicht zumuten.verb
Ona böyle bir şeyi yapmasını istememeliyiz.
Du kannst ihr diese Arbeit zumuten.verb
Ona bu işi yapmasını bekleyebilirsin.
Man sollte Kindern solche Verantwortung nicht zumuten.verb
Çocuklara böyle bir sorumluluk yüklenmemeli.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad