zurückhalten
bastırmak · kendini tutmak · alıkoymak
Etwas oder jemanden nicht weitergehen lassen oder ein Gefühl, eine Meinung oder eine Handlung nicht zeigen.
Tanım ve anlam
zurückhalten, bağlama göre birkaç anlama gelen, ayrılabilen bir Almanca fiildir:
- Bir şeyi vermemek, paylaşmamak ya da açıklamamak:
Er hielt wichtige Informationen zurück. — Önemli bilgileri sakladı / açıklamadı. - Bir şeyi veya birini geri tutmak, ilerlemesini engellemek:
Sie hielt das Kind zurück. — Çocuğu geri tuttu. - Duygularını veya tepkilerini kontrol altında tutmak:
Er konnte seine Wut kaum zurückhalten. — Öfkesini güçlükle kontrol edebildi. - sich zurückhalten biçiminde, kendini tutmak; ölçülü davranmak veya bir şeye katılmaktan kaçınmak:
Bei der Diskussion hielt sie sich zurück. — Tartışmada geri planda kaldı / fazla konuşmadı.
Dil bilgisi ve köken
Ayrılabilen fiil: zurück·halten
Präteritum: hielt zurück
Perfekt: hat zurückgehalten
Fiil, zurück (“geri”) ve halten (“tutmak”) parçalarından oluşur. Temel anlamı “geri tutmak”tır; bağlama göre “saklamak”, “kontrol etmek” veya “kendini tutmak” anlamlarına genişler.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar, kullanıldıkları anlama göre değişir:
- einbehalten — Bir şeyi elinde tutmak, vermemek. Özellikle para, ücret veya kesinti gibi şeyler için kullanılır.
- verschweigen — Bir bilgiyi bilerek söylememek; zurückhalten’dan daha belirgin biçimde “susup saklama” anlamı taşır.
- hemmen — Bir süreci veya gelişmeyi yavaşlatmak ya da engellemek; genellikle fiziksel olarak birini tutmaktan ziyade ilerlemeyi kısıtlar.
- sich beherrschen — Duygularını veya davranışlarını kontrol etmek. Özellikle sich zurückhalten anlamına yakındır.
Zıt anlamlılar da bağlama bağlıdır:
- herausgeben — Saklanan veya elde tutulan bir şeyi vermek; “vermeme” anlamındaki kullanımın zıddıdır.
- freigeben — Bir şeyi serbest bırakmak ya da kullanımına izin vermek; “engelleme/geri tutma” anlamının zıddıdır.
- äußern — Bir düşünceyi veya duyguyu dile getirmek; kendini tutup konuşmamanın karşıtı olabilir.
Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri
- Informationen zurückhalten — Bilgileri saklamak veya açıklamamak.
- jemanden zurückhalten — Birini geri tutmak, gitmesini ya da ilerlemesini engellemek.
- seine Gefühle zurückhalten — Duygularını bastırmak veya belli etmemek.
- sich mit Kritik zurückhalten — Eleştiriyi dile getirmekte ölçülü davranmak.
- sich im Hintergrund zurückhalten — Geri planda kalmak, öne çıkmamak.
Make “zurückhalten” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Du solltest deine Gefühle nicht immer zurückhalten.verb
Duygularını her zaman bastırmamalısın.
Er kann sich beim Lachen nicht zurückhalten.verb
Gülerken kendini tutamaz.
Die Polizei hielt den Verdächtigen zurück.verb
Polis şüpheliyi alıkoydu.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad