English–Turkish dictionary
Browse English words
#WordTranslation
501killöldürmek502currentakım · akıntı503catchyakalamak504royalkraliyet · "kraliyet"505factorçarpan · etken506weargiymek507musicmüzik508concernendişe509heartkalp510riskrisk511grantgetirmek · hibe · vermek512patterndesen513discusstartışmak514doubtşüphe etmek515pickseçmek · toplamak516coupleçift517linkbağlantı · link518arguetartışmak519regardbakmak · dikkate almak · görmek · ilgili · saygı520eveningakşam521pagesayfa522provekanıtlamak523keyanahtar524doctordoktor525performanceperformans526pressurebasınç527populationnüfus528responseyanıt529appealçağrı530fearkorku531functionfonksiyon532sizeboyut · numara533pieceparça534knowledgebilgi535pleaselütfen536environmentçevre537gardenbahçe538despiterağmen539filmfilm540spacealan · aralamak541introducetanıştırmak · tanıtmak542fundfinanse etmek · fon543enjoyhoşlanmak · keyif almak · zevk almak544successbaşarı545analysisanaliz546treeağaç547hairsaç548stationistasyon549contactiletişim · iletişime geçmek550ensureemin olmak · sağlamakExplore English top lists
Top 1,000 wordsTop 100 nounsTop 100 verbsTop 100 adjectivesBuild your English vocabulary with Vocabuo.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad