English–Turkish dictionary
Browse English words
#WordTranslation
151costmaliyet · mal olmak · tutmak152present (a gift)hediye153marketmarket · pazar · pazarlamak154offerteklif155forcegüç · kuvvet156planplan · planlamak157lineçizgi · sıra · sıralamak158includedahil etmek · eklemek159liveyaşamak160viewgörmek · görüntülemek · izlemek · manzara161hearduymak162issuesorun163effectetki164roomoda165cararaba166believeinanmak167lategeç168standayağa kalkmak · durmak169bigbüyük170meetbuluşmak · tanışmak171roundyuvarlak172returndönmek · geri vermek173closekapatmak174ideafikir175subject (topic, person, or grammatical role)ders · konu176allowizin vermek177jobiş178sortsıralamak179bodyvücut180lawhukuk · kanun · yasa181ratefiyat · kur · oran · puanlamak182enoughyeterince · yeterli183falldüşmek184authorityotorite · yetki · yetkili185happenolmak186matterkonu · mesele · önemli olmak187friendarkadaş188increaseartırmak · artış · artmak189ministerbakan190produceüretmek191carrytaşımak192mindakıl · fikir · karışmak · zihin193roadyol194leastaz · en az195claimalmak · iddia · iddia etmek · talep etmek196wholebütün197light (not dark)ışık198appeargörünmek199causeneden olmak · sebep200halfyarıExplore English top lists
Top 1,000 wordsTop 100 nounsTop 100 verbsTop 100 adjectivesBuild your English vocabulary with Vocabuo.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad